Bay Nubar Terziyan…

Pınar Çekirge
3266 Görüntülenme

Nubar ismini hiç gizlemedi, sadece Akyanakziya olan soyismini Terziyan‘a çevirdi.

“Nubar olarak doğdum, Alyanak Terziyan olarak bu dünyadan göç edeceğim.” (1)

“Türk Ermenisi, yani Türkiye’de doğmuş, gözünü açar açmaz, ay yıldızlı bayrağını görmüş bir vatandaşım.” (2)

Ne kadar çok severdik Nubar Terziyan’ı… İşte bugün, aramızdan ayrılışının  28.yılında bile hala. Bir aile büyüğümüz, bazen mahalle manavımız, emektar bahçevanımız, sütçümüz, iyi kalpli komiserimizdi çünkü. Bütün o filmlerde, biriken zamanlardan çekip aldığı keskin duyarlıklarla çıktı her defasında karşımıza. Gittikçe içimize daha bi işleyen yorumlara imza attı yıllar yılı.

Yeşilçam Sineması’nın simge isimlerinden biri, safkan bir oyuncuydu Nubar Terziyan. En çaydan, çorbadan senaryolarda bile, ‘sahici, inandırıcı’ karakterler yaratmasını bildi. Tıpkı, Fabrikalar Fabrikatörü Hulusi Kentmen gibi, fötr şapkası, Beykoz işi gümüş saplı bastonuyla iyi yürekli, tonton dedemiz, bazen amcamız, dayımızdı.

O hep Nubar Terziyan kaldı…

Ama öncesinde, ünü İstanbul’da, özellikle de Kumkapı’dan Samatya’ya kadar yayılmış, önemli bir tiyatro aktörüydü. Şehir Tiyatrosu’nda rol almak istiyordu. Ancak boş kadro yoktu. Aslında bir hayali de sivil polis olmaktı. Ve bir gün Atlas Film’den gelen bir mektup…

“Narlıdere denen bir sahil bahçesinde de bir zamanların ünlüleri ve daha doğrusu Mınakyan Efendi‘nin talebeleri olan Karakaş, Bayan Kınar, Agopyan, Baltazar, Oksen Şahinyan, Madam Peruz, Nıvart çıkardı. ‘Bizler de onların talebesiydik’ desem bu satırları okuyan arkadaşlardan hayatta kalanlar bana kızmasınlar. Yani Torkom Çiftciyan, Nubar Kamçılı, Istail Israilyan, Hosrof Emiryan, Agopyan Efendi ve bir kısım arkadaşlar. Oynadığımız piyesler Mınakyan eserleriydi: ‘Paris Paçavracıları’, ‘Kırmızı Cüzdan’, ‘Nel Kulesi’nin Esrarı’, ‘Suzan Imber’ ve ayrıca ‘Çifte Keramet’, ‘Süt Kardeşler’, ‘Kuduz’. Melodramlarla alkış topladığımız günler…” (3)

Nubar Terziyan başarıdan başarıya koşuyor, alkışlarla mutlu oluyordu.

” …eski arkadaşlarımla birleşip biz de ‘Gençler Temaşa Heyeti’ namı altında çalışmaya başladık. Şehir Tiyatrosu ve İnci Sineması’nın son tatil gecelerini kiralayıp, ayrıca mekteplerde seyircilerin karşısına çıktık. Oynadığımız eserler tercüme vodviller ve yerli sanat yapıtları idi. Bunlardan birkaçını saymak benim ve arkadaşlarım için büyük bir şereftir: ‘Othello’, ‘Hamlet’, ‘Haydutlar’, ‘Sefiller’, ‘Eski Tanrılar’, ‘Aktör Kön’ ve daha nice kıymetli eserler.”

Yerli eserlerden aklımda kalanlar ise, ‘Ceza Kanunu’, ‘Çifte Keramet’, ‘Taş Parçası’, ‘Süt Kardeşler’, ‘Sekizinci’ gibi eserlerdir.”

Bizlerin bu gibi oyunlardan sonra, seyircilerimizden almış olduğumuz büyük alkış sesleri o kadar güçlü idi ki, yankıları Avrupa’ya kadar aksedip duyulmuşlardı, bu arada kendilerini görmediğimiz fakat isimlerini duyduğumuz profesyonel oyuncular, bizlerle çalışmak istediklerini bildirdiler Dırtad Nişanyan ve eşi ile Kirkor Vahan, Stepanyan, Trakoş… Bunlara ilaveten Madam Kınar, Zare Arşak, Hosrof Emirhan, Oksen Şahinyan ve Baltazar…Onlarla oynadığımız oyunlar ‘Korrado’, ‘Çarşılı Artin Ağa’, ‘Othello’, ‘Profesör Klenov’, ‘Samson Dalida’, ‘Suzan Imber’, ‘Namus İçin’ gibi eserlerdi.” (4)

“Hamlet” temsilinde Polonyus rolünü üstlenen Nubar Terziyan‘a, piyeste olması gereken kuru kafayı bulma görevi verilir. Temini güçtür, tehlikelidir ama binbir korku ve heyecanla mezarlığa gidip, bu görevi yerine getirir.

Sinemada yüzlerce filmde karakter rollerinde başarılara imza atan Nubar Terziyan‘ı 1979 yılının Haziran’ında büyük bir acı bekliyordu.

16 Haziran 1979 günü aramızdan ayrılan Ayhan Işık‘ın ardından, gazeteye verdiği ölüm ilanında şöyle demişti :

“Oğlum Ayhan,

Dünya fanidir, ölüm herkese nasip ama sen ölmedin.

Zira geride bıraktığın bizlerin ve milyonların kalbinde yaşıyorsun.

Ne mutlu sana…

Çok kısa oldu senin için hayat…

Ruhuna fatiha, nur içinde yat…

Amcan Nubar Terziyan.”

“Amcan” sözcüğünün yaratabileceği hoşnutsuzluğu elbette hiç düşünmemişti…

18 Haziran sabahı gazetede gördüğü bir başka ilan, hiç kuşkusuz duyduğu acıyı daha da çoğaltmıştı. O ilanın başlığıysa şöyleydi :

“Önemli Bir Düzeltme…

‘Amcan Nubar Terziyan’ imzasıyla çıkan ilanla sevgili varlığımız Ayhan Işık’ın hiçbir ilişkisi yoktur…” 

Kendi ifadesiyle “Doğduğum memlekette kendimi sizlere sevdirdim, paradan ziyade sempatinizi kazandım” diyen Nubar Terziyan, 14 Ocak 1994 günü aramızdan ayrıldı.

Çok değerli hatırasına saygı, sevgi ve özlemle…

PINAR ÇEKİRGE

 

Kaynakça:

(1,2,3,4 ) Terziyan, Nubar. ”Ne İdim Ne Oldum”, İletişim Yayınları, İstanbul, 1995

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku