Amatörlük, Sanata ve Hayata Gönül Düşürmektir!

Kımız Zeynep Bozkır
2594 Görüntülenme

Ülkemizde yanlış yorumlanıyor olabilir ama, “amatörlük”, asla kolayına kaçılmış bir heves değildir. 

Amatör, fransızca ‘amour’ (aşk) kelimesinden türemiş ve “aşkla yapan” demektir ve bu anlamıyla bütün dünyada çok kıymetlidir. Her dalda, teknik mesleklerde olamaz amatör, ama spor ve sanatta çok önemlidir. Herkes doktor, hakim, mühendis, öğretmen vb. olamaz ama sanatçı, tiyatrocu olabilmek de hem heves, hem yetenek hem de aşk ister! Amatörlük, yapılan işi, eyleyişi piyasadan ayıran çizgidir. Bünyesinde deneysel olanı, gönüllü olanı taşır.

Ankara Deneme Sahnesi, en eski örneklerdendir amatör tiyatronun; çağdaş tiyatro ve deneysel çalışmaları, yerel olanla birleştirerek uluslararası alanlara taşımıştır oyunlarını ve halen faaldir. Köy tiyatrolarını ve üniversite tiyatroları örnekleri de vardır amatör tiyatroların. 

İnsan sanata tabii bir hevesle başlar, kalıcı olabilirse, amatörlüğünü üç beş yıl içinde ancak edinir… Ama zaman içinde bu yükü taşıyamayan ya da bırakan da çoktur, çünkü kolay değildir amatör olmak, tüm zorluklara rağmen aşkını içinde yaşatmak… 

Bu gerçeği, sanata barikatlar kuran ülkelerde, sanatı piyasaya düşüren sanat insanlarıyla karşılaştıkça daha iyi anlarız.. Adeta  ‘gökten zembille inmişler’ karşısında, piyasa kurallarını kurnazlıkla kullanan, çıkar ilişkilerini organize eden birileri hep vardır ve onlar asla amatör değildir.. Onlar,  tam da sistemin dümen suyunu kendilerine akıtandır, “profesyonel” olduklarını iddia ederler. Amatörleri küçümser, yapamadıkları işi ticari kurnazlıklarla yürütmeye çalışırken, aynı zamanda amatör kisvesine bürünürler.. 

Sanat ve özellikle tiyatro, aşksız yapılamaz zaten. Ama unutmamak gerekir ki, diplomalar hiçbirimizi “profesyonel” yapamaz.. Usta-çırak ilişkisi ve ruhtur esas olan ve yürünen yoldur.Hep tekrarladığım bir özlü söz vardır, yineleyeyim: “oldum diyen öldüm der!” Tiyatro kurnazlarına “amatör” demek, ancak amatörlerin heveslerini kırmaya, yollarını tıkamaya yarar. 

Sanata sahip çıkılmayan ülkelerde, tiyatro amatör/profesyonel, ödenekli/ödeneksiz demeden desteklenmeli, piyasaya düşmemelidir. Bütün dünyada amatör sanata, amatör spora büyük değer verilir, onlara geniş olanaklar sağlanır. Özü aşktan ve insandan yana olan, tam da yüzden muhalif bir ruha sahip olan, tüm egemenleri irkilten tiyatro, kategorize edilip daraltılmadan bu olanaklardan faydalandırılır. Oysa bizde amatör tiyatrolar, zaten son derece yetersiz olan desteklerden dahi mahrum bırakılmıştır. 

Tiyatronun yok sayıldığı tüm zamanlarda, amatörler ve gönüllüler elden ele taşır onu. Gayri müslimler dışında, Anadolu topraklarında tiyatro yasakken binlerce yıllık gelenek sürdürülmüş, daha da ötesi, ilk çağlardan beri insanın doğasında olan “grotesk” ögelerle yaşatılmış, ehlileşmemiş ve inatla hep var olmuştur…

Şimdilerde itilip kakılan alaylılar, amatörler, sanata gönül düşürenler ve aşkla, şevkle oynayanlar taşıyacak yine tiyatroyu geleceğe; hem de yok sayıldığı bu günleri tarihe not düşerek!

KIMIZ ZEYNEP BOZKIR

 

Not: Şenol Tiryaki’yi ve ‘Amatör’ adlı kitabını selamlar, okurlara öneririm…

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku