Seyirci Sahne İlişkisi Nereye Evriliyor?

Tuba Aksu Şener
3769 Görüntülenme

Pandemi öncesinde de var olan yeni seyirci yaratma sorunu şimdi çok daha belirgin önümüzde durmakta. Günün online kutularına bağlı çocukları ve gençlerinden bildiğimiz anlamda bir tiyatro izleyicisi olmasını beklemek artık mümkün mü? Şartlar dijital bağımlılığı arttırıp geri dönülmez yeni akışkanlıklar oluşturmadı mı?

Yeni yıla girerken pandemi kış şartlarıyla birleşip etkisini arttırdı. Beklenen oldu ve yeni tedbirler geldi. Artık durumun ekonomik boyutuna ilişkin talepler de karşılanmasından umut kesildiğinden olacak dile getirilmiyor. Şimdi gündemde aşı var sadece. Hiçbir reel veriye dayanmadan oluşan genel kanı ya da arzu, bu kışı kazasız atlatırsak bahara biraz rahatlarız da birleşiyor. Yaz, geçen yaz gibi olur. Sonbaharda sezon açılışları zamanında yapılabilir. Seyirci maske kullanarak, mesafeli, yerinde izlemek üzere tiyatroya gelebilir diye umit ediliyor.

Tarihi bilemiyorum ama elbette bir süre sonra tiyatro salonları açılacak ve eski normalini arayan, tiyatro izlemeyi ihtiyaç haline getiren seyircinin bir bölümü koltuklarda yerini alacak. Bence klasik anlamda seyirci sahne ilişkisi ise işte bu seyirci profili zamanla tiyatrodan çekildiğinde bitecektir. Pandemi öncesinde de var olan yeni seyirci yaratma sorunu şimdi çok daha belirgin olarak önümüzde durmakta. Günün online kutularına bağlı çocukları ve gençlerinden bildiğimiz anlamda bir tiyatro izleyicisi olmasını beklemek artık mümkün müdür? Şartlar dijital bağımlılığı arttırıp geri dönülmez yeni akışkanlıklar oluşturmadı mı?

Pandeminin daha başında dijital imkanın tiyatroda kullanımına ilişkin Fütürist Senografi başlıklı bir yazı yazmıştım. Şimdi tiyatro sanatçısı Başak Işur da durumu gayet güzel ifade etmiş. “… yakın bir zamanda hayallerimizin çok ötesinde yarı sanal gerçekliğin hologramik üç boyutlu formlara dökülmüş versiyonlarını yaşayacağımızı düşünüyorum. Elbette tiyatro da bundan nasibini alacak. Mekanlara gitmeden hologramik olarak orada olabileceğiz ki bu şimdiki teknolojiyle bile mümkün. Cep telefonlarının ekranda karşılıklı görüntülü konuşma şeklinin üç boyutlu versiyonu. Yine ortak nefes alınacaktır. Şimdiki sadece geçiş dönemi ve sancıları. Oyuncunun da seyirciyi koltuklarda gördüğü yarı sanal düzlem, bir boyut. Aynı anda aynı gerçekliği farklı mekanlarda yaşayan ama aynı anda soluk alan bir düzenek. Zeki Müren de bizi görecek espirisiyle bağlamaya çalışayım konuyu. Seyircinin oyunu, oyuncunun seyirciyi görebildiği bir araya gelen bir düzenek. Bugün online bilgisayar oyunlarında dünyanın farklı köşelerinden insanlar aynı gerçekliği yaşıyor aynı anda. Zaman algısı muamma şimdilik Cern deneyleri ve sonuçları tam paylaşılmıyor ama mekan ve boyut algılarının üzerine bir süredir fena halde zihin kırılması yaşatılmaya uğraşılıyor. Neden sonuç bağlantısı yapmaya çalıştığımda bir şeylerin çok hızlı değişecegini düşünüyorum.”

hologram.art.studio.uap

Tiyatro binlerce yıldır nasıl nefes alanını bulduysa yine öyle olacak, seyirci sahne ilişkisi de elbette var olacak.. Eski formunda mı? Bir süre daha evet… Görünen o ki sadece bir süre daha.

Yeni formundaki haline ‘tiyatro’ denir mi denmez mi tartışmalı. Bu sahne seyirci ilişkisine başka bir isim bulalım denilirse bulunur elbet. O zaman ‘tiyatro’ değişime direndiği için tarih mi olur?…

Hiç sevmedik tabi bu konuyu, ama yakın zamandaki gerçeğimiz istesek de istemesek de maalesef bu.

TUBA AKSU ŞENER

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku