Aybike Aker yazdı: “Prometheus’dan Aldığı Işığını, Zeus’a Teslim Eden İnsanoğlu”

Genç Eleştirmenler
2502 Görüntülenme

Bu yazı, 23. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Tiyatro Eleştirmenleri Birliği (TEB) tarafından üçüncü kez düzenlenen Eleştiri Atölyesi’nde kaleme alınmıştır. 27 Kasım – 1 Aralık 2019 tarihleri arasında, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV), İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü ve Goethe Enstitüsü’nün destekleri ile gerçekleştirilen atölye, Almanya’nın en büyük gazetesi Süddeutsche Zeitung’un tiyatro editörü olan eleştirmen, gazeteci, eğitimci ve yazar Christine Dössel’in moderatörlüğünde ve öğretim üyesi Doç. Dr. Hasibe Kalkan ile TEB 2. başkanı Nalân Özübek’in koordinatörlüğünde yürütülmüştür. Atölye sürecinde genç eleştirmenler tarafından yazılan eleştiri yazılarını dergimizden (www.tiyatrodergisi.com.tr ) takip edebilirsiniz.

Foto: Ilgın Erarslan Yanmaz

Prometheus’dan Aldığı Işığını, Zeus’a Teslim Eden İnsanoğlu

Aybike Aker (*)

Tragedyasını kaybetmiş çağdaş insanın tragedyası

Şahika Tekand

Korkuyoruz; acı çekiyoruz; unutuyoruz; tüketiyoruz; akıl ve bilgiden uzak, irade kullanmadan yaşıyoruz; zaaflarımızın farkında bile olmadan kendimize “çağdaş insan” diyoruz. Böylece, çağdaş insanla hesaplaşmanın peşinde olan Şahika Tekand’ın yazdığı, yönettiği, oynadığı ve 23. İstanbul Tiyatro Festivali’nde açılış oyunu olarak prömiyer yapan “IO” tragedyasına konu olmaktan kaçamıyoruz. Hem de bu sefer; Antik Yunan tragedyalarında geri planda kalan, Aishkylos’un “Zincire Vurulmuş Prometheus”unda Prometheus ile karşılaşma sahnesinden tanıdığımız ancak İstanbul’umuzda “Bosphorus”a adını veren IO’nun, karakterleştirildiği, özne bir kadın olarak günümüzdeki insanoğlunun trajik durumunu sorgulattığı, çağdaş bir tragedyadayız.

Simsiyah, boş bir sahne. Sahnenin sağında, nokta spotla anlık aydınlatılan IO. “Lanetli günışığı” ile kavga içinde, nerede olduğunu anlamaya çalışan IO. Sahnenin solunda, IO ile aynı zeminde, insanoğlu temsilinde koro: “Kimmm? Kimm bu? Kimm bu dur-ma-yan? Kim bu dur-ma-yan, du-rul-ma-yan? Kim bu dur-ma-yan, du-rul-ma-yan ya-ban-cı? Kim bu dur-ma-yan, du-rul-ma-yan, ya-ban-cı, mec-zup ka-dın?” Dümdüz, ip gibi sıralanmış, ifadesiz yüzleri ve sabit vücutları ayrı ayrı nokta spotlarla aydınlatılan altı kadın ve sekiz erkek. Yıllardır sürgünde olan IO, kendisini tekrar topraklarında buluyor. IO neden orada olduğunu anlamaya çalışırken; onu cezalı, ölçüsüz ısrarcı ve lanetli addeden, insan acizliğine sığınıp onu kovan, Zeus korkusuyla ona nasıl tavır alması gerektiğini bilemeyen koro öne çıkıyor ve IO’yu ister istemez dinlemeye başlıyor: “İnanmak mümkün değil”… “Karar verilemez bilmeden”…

Foto: Ilgın Erarslan Yanmaz

Oyun boyunca sahne sahne sırayla eklenerek, IO ve koronun bulunduğu zeminin yukarısındaki platformda konumlanan, kendilerine özel rampa ışıklarıyla önden aydınlatılan Kratos-Bia ikilisi, sonra Hermes ve en sonda Prometheus. Dayanıklılığın temsilinde yarı-tanrı Kratos ve şiddetin temsilinde kardeşi Bia, Zeus’un kanatlı güçleri olarak IO’ya tehditler savuruyorlar. Bia, sessiz kalsa da Kratos’un yönlendiricisi, destekçisi. Zeus’un habercisi Hermes, kurnazlığıyla IO’yu Zeus’a biat etmeye zorluyor. IO’nun son umudu Prometheus ise sahnede hem kendinden utanç içinde hem de insanoğlu tarafından hayal kırıklığına uğratılmış. IO’nun Kratos-Bia, Hermes ve Prometheus üzerinden Zeus ile hesaplaşması yanında, esasen tüm bunlar gerçekleşirken koro üzerinden çağdaş insanın profili sahneye yansıyor. IO’nun topraklarından ayrılmasından önceki insanlığın durumu ile döndükten sonra bulduğu durumu arasındaki fark, hatırlamamaya dair, erdemleri unutmuşluğa dair. IO ikna gücüyle, sorgulatma yöntemiyle insanoğlunda değişime neden oluyor. IO’nun anlatısı üzerinden koro dönüşüyor; seyirci olarak korodaki hareket değişimini, grup içinde ayrışan ilk kişiyi yakalamanın; farklılaşmayı, çözülmeyi gözlemlemenin tadı eşsiz. Oyun boyunca koronun korkulardan sorgulamalara, iç çatışmalardan isyana doğru dönüşümü çok etkileyici ve günümüz adına umut verici. Koronun “bildiklerim, gördüklerim, işittiklerim çatışıyor”… “çatışıyor, çarpışıyor, durduramıyorum”…“isyan ettiriyor duyduklarım, işittiklerim”…“susmuyor, susmuyor, susturamıyorum” …“çatırdıyor çeperleri aklın” replikleri içimize işlemiş halde çıkıyoruz oyundan. Asıl korkanın Zeus, günümüzdeki totaliter güç sahipleri olduğunun açık edilmesi günümüze anlamlı bir gönderme.

Tiyatro tarihimizde özel bir yere sahip olacak “IO” oyun metninin, seyirci üzerindeki kendini sorgulamaya hatta insan olmanın zaaflarıyla yüzleşmeye dair güçlü etkisine, Şahika Tekand’ın performatif sahneleme ve oyunculuk yöntemindeki ışık, ses ve hareketin dinamik ve gerilimli birlikteliği ekleniyor. Söz alan karakterin peşinde saniyeler içinde değişen ışık değişimleri. Titiz sözcük seçimlerindeki tınıların orkestrası. Sade bir sahnelemede bu yöntem daha da vurucu oluyor, seyirciyi nefes nefese bırakıyor. Ses-ışık-söz zamanlamasının otomatizasyonunun başarılması son derece zor, başarıldığında etkisi çok büyük; ancak en ufak bir karışma ve aksamanın oyuna dair en büyük risk olduğu görülüyor. 

Oyunun sonunda, korkan Zeus en iyi bildiği şeyi yapıyor, tekrarlıyor: IO’yu cezaya çarptırıyor. Amaç, hafızalarda izinin bile kalmaması. Ancak, insanda değişimin, farkındalığın acısı var; “kopacak sanki zincirlerinden!” Yüksek hızda değişen ışıklarla, farklılaşan vurgularda tınlayan seslerle, performatif oyunculuklarla, en etkilisi de çok güçlü bir metinle tokatlanmış seyircide, insan olmanın zaaflarıyla yüzleşmenin, içsel sorgulamanın soluk soluğa kalmışlığı, yüksek tansiyonu var. “Zeus, zulmetmeye doymadın daha”, “AMA”…

Aybike Aker (*) : Eğitimci / İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi – Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü öğrencisi

Foto: Ilgın Erarslan Yanmaz

Görseller: http://html.iksvphoto.dphoto.com/album/cf057x/photo/64135855

Oyunun Künyesi:

İO

STUDIO OYUNCULARI

  • Yazan ve Yöneten: Şahika Tekand
  • Sahne ve Kostüm Tasarımı: Esat Tekand
  • Işık Tasarımı: Şahika Tekand
  • Dramaturji: Verda Habif
  • Kratos ve Bia Hareket Düzeni: Gizem Bilgen
  • Koro Lideri: Nilgün Kurtar
  • Prodüksiyon Amiri: Murat Ersan
  • Yönetmen Yardımcıları (alfabetik sırayla): Verda Habif, Nilgün Kurtar
  • Yönetmen 2. Yardımcıları (alfabetik sırayla): Hilal Altıntaş, Emre Denizoğlu, Betül İngin
  • Oynayanlar (alfabetik sırayla): (Bia) Gizem Bilgen, (Kratos) Deniz Karaoğlu, (Hermes) Gökhan Küçük, (Prometheus) Yiğit Özşener, (İo) Şahika Tekand
  • Koro (alfabetik sırayla): Anıl Doğan Albayrak, Huriye Aliefendioğlu, Selinay Duman, Aren Fındık, Mehmet Bahattin Genç, Verda Habif, Altay İcimsoy, Bilal Yiğit İnal, Betül İngin, Seda Kandemir, Buket Koyuncu, Nilgün Kurtar, Gökhan Özcan, Can Özmen, Cihat Parıltı, Bulut B. Sezer, Burcu Bacanak Şahin, Onur Tanyeri, Gizem Tileylioğlu, Nazlı Deniz Mercan, Burak Zafer
  • Işık Masası Oyuncusu: Melike Durukan

 

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku