Bahar Çuhadar “Mor Şalvar”ı yazdı: “Yok Aslında Birbirimizden Farkımız”

editor
2490 Görüntülenme
Ufuk Aşar yönetimindeki komedi ‘Mor Şalvar’ her birinin kendince çıkmazları olan dört kadının hikâyesi. Seyirciyle çok rahat iletişime geçen, derdini net bir şekilde anlatan bu eğlenceli oyun kadınların maruz kaldığı ayrımcılık ve eşitsizliğin sınıf tanımadığına vurgu yapıyor.

Bahar Çuhadar’ın Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz:

Nurdan, Serap, Müjgan, Eşli… Aynı mahalleden, farklı yaş ve medeni hallerden dört kadın. Kendi işinin patronu olmayı başarmış, mahalleden ablaları Kevser’in kurduğu şirket ‘Mor Şalvar’da temizlik işçisi olarak çalışıyorlar. Mesai bitiminde temizliğini halletmek üzere bir banka şubesinde karşılıyorlar akşamı. Plan basit; önce güvenlik görevlisini etkisiz hale getirecek, sonra da kasadaki parayı alıp kaçacaklar.

Evlerinden getirdikleri birkaç basit aletle, dijital ve dokunmatik şifrelerle donatılmış bir kasayı açabileceklerine nahif bir şekilde inanan bu dört kadının derdi ne peki?

Her birinin kendince sebebini, sıkıştıkları çıkmazı ve hayallerini öğreneceğiz. Alt sınıftan dört kadının aileleriyle, toplumsal normlarla, kocalarıyla, çocuklarıyla, hepimizi sarıp sarmalayan sistemle dertlerine, maruz kaldıkları sınıfsal, ekonomik ve fiziksel şiddetle baş etme çabalarına bu acemice soygun girişiminin ortasında tanıklık edeceğiz.

Genç yazar Ferhat Lüleci bu oyunla, 2021’de ilki verilen Erhan Gökgücü Tiyatro Yazarlığı Ödülü’nün sahibi olmuş. Çiçeği burnunda İzmir Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen oyunu, burada aynı zamanda sahne direktörlüğü görevini üstlenen Ufuk Aşar yönetiyor. Lüleci’nin, Aşar’ın ve tüm ekibin net olarak başardığı şeyi not etmekle başlayalım: ‘Mor Şalvar’ güncel ve yakıcı bir meseleyi, komedinin dozunu iyi ayarlayarak seyirciye iletmekte hayli başarılı. Hayatta kalma mücadelesi verirken son çareyi banka soymakta bulan bu dört (sonradan beş) kadının -acemilikleri ve saflıklarıyla dalga geçmeden- doğal komiğini çıkarıyor, diyaloglar da reji de.

Banka müdürüyle güvenlik görevlisinin gerçekçi banka dekoru içinde geçen ikili sahnesinden itibaren seyirciye “Evet, sizi güldüreceğiz ama dikkatinizi çekmek istediğimiz bir mevzu var” diyor oyun. Banka müdiresi Eylül vesilesiyle, kadınların yaşadıkları eşitsizliğin sınıf tanımadığını -sunum itibariyle biraz fazla gözümüze sokarak olsa da- kucağımıza bırakıyor.

Açık uçlu, alternatifli final

Metnin nahifliği, netliği, seyirciye ulaşmadaki başarısı, karakterlerden birinin cinsiyet kimliğiyle ilgili detayın ufak jestlerle verilmesi, keza kostüm tasarımıyla seyirciye geçen neşe ve umut duygusu ‘Mor Şalvar’ı yukarıya taşıyan detaylar. Öte yandan oyunun dramatik anlarının, komedi anları kadar etkin bir ritmi yok. Kadınların kişisel öykülerini seyirciye doğru tek tek anlattığı anlar, diyaloglara yedirilerek daha organik bir akışla verilmeye ihtiyaç duyuyor. (Kevser Abla’nın tek kişilik bir mini oyun tadında akan solo sahnesini ayrı tutarak…) Banka çalışanı Eylül’ün iş dünyasında yaşadığı ayrımcılığı anlattığı sahne de genel ritmi didaktiğe çeken bir sahneleme tercihi olmuş.

Açık uçlu (daha doğrusu alternatifli) finaliyle seyircide yumuşak ve umutlu bir his bırakıyor oyun. Her bir karakterle ayrı ayrı yakın ilişki kurduğunuzu hissetmemek çok zor. Derdini net bir şekilde ifade eden, iyi bir komedi ‘Mor Şalvar’.

İsmet İnönü Sahnesi’nde ilk oyun 19 Mayıs’ta

Şehrin merkezindeki yemyeşil kültür-sanat-spor vahası Kültürpark’taki İzmir Sanat Merkezi’nin önündeyiz. Aldığımız nefese ıhlamur ve manolya kokuları karışıyor, mest oluyoruz. Az sonra başlayacak oyunu, hayata geçmesi tam 70 sene süren ve geçen sonbaharda ilk sezonunu açan İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’ndan izleyeceğiz.

Tiyatromuzun usta isimlerinden Yücel Erten’in genel sanat yönetmenliğinde kurulan İzmir ŞT, Türkiye’nin farklı illerindeki konservatuvarlardan mezun olmuş, farklı yaş dönemlerindeki sanatçıları (sınavla seçilen, sahne üstü ve teknik ekipten toplam 86 kişi) buluşturuyor. Az sonra, ‘Mor Şalvar’ı İzmir Sanat Sahnesi’nde göreceğiz ama asıl sürpriz birkaç yüz metre ileride…

Kültürpark’ın içinde, ziyaretimiz esnasında tabelasının yerleştirilme hazırlıklarına denk geldiğimiz İsmet İnönü Sahnesi, İzmir ŞT’nin yuvası olmak üzere hazır. 19 Mayıs’ta ilk oyunu ağırlaması planlanan sahnenin resmi açılışıysa 9 Eylül’de… 365 kişilik seyirci kapasitesi, incelikle hazırlanmış ses ve teknik düzeneği, akustiği güçlü salonu, baştan aşağı yenilenmiş girişi, sahnesi, kulisleri, koltukları, ofisleri ve kafeteryasıyla şehrin tiyatrosunun kalbi burada atacak.

İzmir ŞT bünyesinde bu sezon Yücel Erten’in yönetiminde ‘Azizname’ ile Fransız yazar Coline Serreau imzalı, eğlenceli bir neoliberal düzen eleştirisi olan ‘Tavşan Tavşanoğlu’, ayrıca Hatice Altan yönetimindeki çocuk oyunu ‘Robinson Dans Öğreniyor’ izlenebilir.

BAHAR ÇUHADAR

Künye:

MOR ŞALVAR

İZMİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ŞEHİR TİYATROSU

Yazan: Ferhat Lüleci

Yöneten: Ufuk Aşar

Oyuncular: Şirin Saraçoğlu, Elçin Erdem, Nazlı Benan Özkaya, Ceren Demirel, Pınar Güntürkün, Özgür Molla, Dine Altıok, M. Can Yılmaz, Bahadır Buyruk.

Bilet fiyatları: 14 ve 20 lira Süre: 80 dakika

 

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/bahar-cuhadar/yok-aslinda-birbirimizden-farkimiz-42057491

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku