Mustafa Kalkan yazdı: Türk Tiyatrosunun Ustası Olmak Her Şeyi Tiyatro Diye Sunmak Mıdır?

editor
4,9K Okunma

Müjdat Gezen… Türk tiyatrosunun yetiştirdiği önemli isimlerden biri. Yıllarını sahneye vermiş, oyuncular yetiştirmiş, tiyatroya emek harcamış bir sanatçı. Elbette bu birikime ve emeğe saygımız var. Ancak bir sanatçının geçmişteki başarıları, bugün ortaya koyduğu her işi eleştiriden muaf tutmaz.

Şimdi karşımıza “Çakma Hamlet 2080” adıyla bir afiş çıkıyor.

Afişe bakıyorum; Müjdat Gezen, Uğur Dündar, Berna Laçin, Defne Yalnız, Barış Taşkın, Cengiz Gezgin, Ramin Nezir, Ömür Göksel, Semiha Yankı… Bir de Anadolu Ateşi.

İlk bakışta tiyatro oyunundan çok, farklı alanlardan tanınmış isimlerin bir araya getirildiği büyük bir gösteri organizasyonunu andırıyor.

Elbette gazeteciler, şarkıcılar, dansçılar ve farklı sanat dallarından gelen insanlar tiyatro sahnesinde yer alabilir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak asıl mesele şu: Bir araya getirilen isimler gerçekten oyunun sanatsal ihtiyacından mı doğuyor, yoksa tanınmışlıkları üzerinden bir seyirci ve gişe potansiyeli mi oluşturuluyor?

Tiyatro, ünlüler geçidi değildir.

Tiyatro; metindir, dramaturjidir, rejidir, oyunculuk disiplinidir, sahne estetiğidir ve bütün bunların ortak bir sanat anlayışıyla buluşmasıdır.

Peki, Hamlet gibi dünya tiyatrosunun en önemli eserlerinden birine gönderme yapan bir isimle karşımıza çıkıyorsak, ortaya nasıl bir metin koyduğumuzu da sorgulamak gerekmez mi?

Afişteki isimlerin kaçının tiyatro oyunculuğuyla tanındığı, kaçının başka sanat ve meslek alanlarından geldiği ortada. Bu isimlerin bir araya gelmesi elbette başlı başına bir sorun değil. Sorun, bu birlikteliğin nasıl bir tiyatro eseri ortaya çıkaracağıdır.

Bir başka mesele de şu: Müjdat Gezen gibi bir ustanın tiyatroya dair birikiminden beklentimiz, yalnızca kalabalık kadrolar ve büyük prodüksiyonlar değildir. Beklentimiz, yeni metinler, güçlü rejiler, nitelikli oyunculuklar ve tiyatroya yeni bir söz söyleyen işlerdir.

Ticari kaygıyla seyirci toplamak başka, tiyatro sanatı üretmek başkadır.

Büyük kadro, büyük bütçe, tanınmış isimler ve gösterişli afişler bir yapımı otomatik olarak büyük tiyatro yapmaz. Bazen sahnede iki oyuncunun kurduğu güçlü bir ilişki, yüz kişilik bir gösteriden çok daha fazla şey anlatır.

Kimse Müjdat Gezen’in geçmişteki emeğini inkâr etmiyor. Ama ustalık, yalnızca geçmişin başarılarıyla taşınan bir unvan değildir. Ustalık, bugün de tiyatronun sanat değerini koruyabilmektir.

Benim itirazım kişilere değil, tiyatronun giderek bir gösteri ve tanınmış isimler organizasyonuna dönüşmesi anlayışınadır.

Çünkü tiyatro yalnızca bilet satmak için yapılan bir etkinlik değildir.

Bir soru sorarak bitirelim:

Biz tiyatroya bir oyun izlemek için mi gidiyoruz, yoksa aynı sahnede mümkün olduğunca çok tanınmış isim görmek için mi?

Ve en önemlisi:

Türk tiyatrosunun ustalarından beklentimiz, tiyatronun çıtasını yükseltmeleri değil midir?

MUSTAFA KALKAN

Şişli Tiyatrosu Müdürü

Benzer Yazılar

Yorum Yap

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku