Kemâl Başar yazdı: “Sanatın İşi Sığ Sularda Boğulmak Olmamalı”

editor
7,4K Okunma

“Satıcının Ölümü” prodüksiyonu… Neymiş Rönesans Holding oyuna sponsormuş, bu oyunun özüne, anlattığına aykırıymış… Ucuz solculuğun tiyatroya faydasını bendeniz anlayamıyorum.  Arkadaşlarımız güçlü bir sponsor bulmuş, dünyanın en iyi yönetmenlerinden birini iknâ etmiş, getirmiş, belli ki güçlü de bir kadro kurulmuş, henüz seyretmememe rağmen bas bas “Ben oldukça iyi bir oyunum” diye bağırıyor, seyirci şu ortamda bile dolduruyor, taşırıyor… Bu öküz altında buzağı aramak da ne? Kıskanmak mı? Ulaşamadığın seviyeyi kendince yerle bir etme çabası mı? Dedikodu zevkinden mi?

Afîfe’nin kurulduğundan beri sponsoru ve yan destekçileri kimler? Kapitalizmin en güçlü müesseseleri bankalar, değil mi? Mâdem kapitalizm tiyatroyu ele geçiriyor, buna niye hiç ses çıkmıyor? (Bence iyi ki sponsor oluyor.)

Daha iyisini yapmaya çalışsak da arkadaşlarımızla gurur duysak?

Düşündüğünüz gibi bir yanlışlık varsa, Cumhuriyetimiz elden gidiyorsa (Bana matrak geliyor), buna karşı bir tutumu gösterecek ve karşı bir sanat politikasını plânlayacak, sürdürecek kurum (Millet adına bir tiyatro örgütü de sayılır), halkın tiyatrosu olan Devlet Tiyatrosu’dur. Bireyler değil!

Büyük sanatçıları destekleyen, Batı Avrupa’nın bilim ve sanat yoluyla hızlı aydınlanması sonucunu doğuran Rönesans’a yol veren Medici ailesi hangi işi yapıyordu?

Sophokles, Aisikhylos, Eurupides’in destekçileri tiranlar değil miydi? Shakespeare’in yolunu açan hangi kraliçeydi? Ya Mollierre’in? Stanislavski, Lenin desteklemese Moskova Sanat Tiyatrosu’nu finanse edebilir miydi? Çehov oyunları dünyâda bu kadar tanınır, gerçekçilik akımı çıkar mıydı? Stalin’in zulmü artınca Stanislavski hastalığını bahâne ederek ülkesinden gitmedi mi? Dünyayı etkileyen, bugünkü oyunculuk stilini de belirleyen en büyük eserini, “Bir Karakter Yaratmak”ı ABD’li sponsorların katkısıyla yurtdışında yazıp basmadı mı, yaymadı mı? Stalin bu kitabın “Oyuncunun eşsizliği, özgürlüğü” kısımlarını Rusya’da sansürlemedi mi? Stanislavski’nin tiyatroyu emânet ettiği Dançenko bırakıp kaçmadı mı? Meyerhold îdam edilmedi mi?

Ne yazık ki… Ama gerçek! Böyle böyle geliştik.

Sanat desteklenmediği coğrafyadan uzaklaşıverir. İnsanlığın elinde ona yol gösterecek, hayâl kurduracak, estetik, barış, sevgi, anlayış getiren sanattan başka bir unsur olmadığından, sanatın yerini derhâl karanlık alır.

Ne güzel, sanatla ilgisi olamayacağı düşünülen bir sponsoru arkadaşlarımız bulmuş, dünyaya da satılabilecek, Türk tiyatrosunu tanıtabilecek, gurur duyulabilecek hayâl ve hedefte bir işi yapmışlar, oynuyorlar.

Bilet fiyatları ulaşılamayacak yükseklikteyse, dünyanın büyük tiyatroları gibi (Onların sponsorları, destekçileri kim sanıyorsunuz) halk günü, öğrenci günü yaparlar belki, çok da yerinde olur. Durun, oyun daha yeni başladı.

Sanatı desteklemek bu ülkenin yarınını, gençlerimizi, çocuklarımızı düşünmektir. Bir de bu açıdan bakalım.

“Ama o şirket de şu faydayı sağlıyor” düşüncesi bence oldukça sığ… Sağlamayacak mı yâni?

Sanatın kendi politiktir; ama sanatçı, politikacı değildir. Politikacı pragmatik düşünmek zorundadır, bir sonraki seçimde, hattâ ertesi gün ne olacağını, başına ne geleceğini bilemez. Sanatçı ise yarını, sonraki kuşakları düşünür. Politikanın sığ sularında boğulmak sanatçıya yakışmaz.

Kutlamayı ve teşekkür etmeyi bilebilsek…

KEMÂL BAŞAR

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku