Gülsen Tuncer Hayata Veda Etti…

editor
7,7K Okunma
Tiyatromuzun usta isimlerinden oyuncu, seslendirme sanatçısı, sanat yönetmeni ve akademisyen Gülsen Tuncer 81 yaşında hayata veda etti.

Bir süredir sağlık sorunları yaşayan Tuncer’in beyin kanseri nedeniyle tedavi gördüğü kamuoyuna yansımıştı. Film-San Vakfı da geçtiğimiz günlerde usta oyuncunun ağır bir hastalıkla mücadele ettiğini açıklayarak sevenlerinden destek istemişti.

Tuncer’in cenaze namazı 20 Eylül’de öğle ezanına müteakip Şişli Camisi’nde kılınacak. Sanatçı, Kozlu Mezarlığı’na defnedilecek.

GÜLSEN TUNCER KİMDİR?

Gülsen Tuncer, 20 Ekim 1945 tarihinde Adana’da dünyaya geldi.

İstanbul Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nden mezun olan Tuncer, öğrencilik yıllarında Yıldız Kenter, Ayla Algan ve Melih Cevdet Anday gibi isimlerden dersler aldı. Henüz konservatuvardayken arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’nin ilk deneme tiyatrolarından biri olan Grup 6 Tiyatrosu’nu kurarak üretkenliğinin ilk sinyallerini verdi. Profesyonel oyunculuk kariyerine 1968 yılında Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahnelenen “Zilli Zarife” oyunuyla adım atan Tuncer, elli yılı aşkın sanat hayatı boyunca sayısız tiyatro oyununda rol aldı.

Gülsen Tuncer’in profesyonel tiyatro hayatı, henüz konservatuvar eğitimi sırasında okul arkadaşlarıyla birlikte Türkiye’nin ilk deneme topluluklarından biri olan Grup 6 Tiyatrosu’nu kurmasıyla başladı. Profesyonel olarak sahneye ilk adımını ise 1968 yılında, dönemin önemli topluluklarından Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu’nda sahnelenen ve Haldun Taner imzası taşıyan “Zilli Zarife” oyunuyla attı. 50 yılı aşan sahne kariyeri boyunca, Kenter Tiyatrosu, Ulvi Uraz Çevre Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner Tiyatrosu, Ali Poyrazoğlu-Korhan Yurtsever Tiyatrosu, Levent Kırca Hodri Meydan Tiyatrosu, Ankara Çağdaş Sahne, Sadri Alışık Tiyatrosu ve Nazım Oyuncuları gibi pek çok köklü toplulukta görev aldı.

Palto, Teneke, Kurban, Üç Kız Kardeş, Sezuan’ın İyi İnsanı, Ayak Takımı Arasında, Töre, Küheylan, Vanya Dayı ve Ağır Roman oyunları usta sanatçının zengin sahne repertuvarının en önemli oyunları oldu.

Sinemada oyunculuğun yanı sıra 40’a yakın filmde yönetmen yardımcılığı ve asistanlık yaptı. Bir Tren Yolculuğu (1988) ve Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu (1991) filmlerindeki performanslarıyla festivallerde “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödüllerine layık görüldü. Öte yandan, Üç İstanbul, Bugünün Saraylısı, Çalıkuşu, Fazilet Hanım ve Kızları ile son dönemlerinde yer aldığı Hâkim dizileri öne çıkan televizyon projelerindendi.

Sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tepebaşı Sahnesi ve Ankara Çağdaş Sahne’de yöneticilik üstlendi.

Gülsen Tuncer, sanat hayatı boyunca tiyatroyu toplumdan ve politikadan kopuk bir uğraş olarak görmemiş, aksine sanatı her zaman emek, demokrasi ve aydınlanma mücadelesinin bir parçası olarak konumlandırmıştır. Sanatçının politik tiyatro ve toplumsal muhalefetle olan güçlü ilişkisi, hem sahne üstündeki duruşuna hem de sahne arkasındaki eylemlerine doğrudan yansımıştır. 1970’li yıllardan itibaren Türkiye’de ve yurt dışında 300’ün üzerinde politik, kitlesel ve sanatsal gösterinin sanat yönetmenliğini, hazırlayıcılığını ve sunuculuğunu üstlenmiştir. Türkiye’de politik gösteri kültürüne ilk kez senaryolu anlatı disiplinini ve dia (slayt) tekniğini getirerek bu alanda öncü bir rol oynamıştır.

Gülsen Tuncer, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin kortejine Filistin kefiyesiyle katılmıştı.

Tuncer, kariyeri boyunca sadece ana akım sahnelerde değil; Ankara Çağdaş Sahne, İstanbul Birlik Sahnesi, Erkan Yücel Sahnesi ve Nazım Oyuncuları gibi toplumcu-gerçekçi ve politik tiyatro ekolünün en önemli kalelerinde hem oyuncu hem de yönetici olarak sorumluluk almıştır. Bertolt Brecht gibi epik ve politik tiyatronun kurucularının eserlerinde sahne almıştır.

Kendisini bir “sanat emekçisi” olarak tanımlayan Gülsen Tuncer; tiyatroların ve sanat kurumlarının özelleştirilmesine karşı büyük mücadeleler vermiştir. SODER, TODER ve SİNESEN gibi meslek örgütleri ile FİLM-SAN vakfında yönetim kurulu üyelikleri yaparak sanatçı haklarının politik savunuculuğunu üstlenmiştir.

Gülsen Tuncer, aynı zamanda başarılı bir akademisyendi. İTÜ Konservatuvarı’nda başlayan sahne estetiği derslerini, ilerleyen yıllarda Sadri Alışık Kültür Merkezi bünyesinde tiyatro tarihi, oyunculuk bilgisi ve dramaturji dersleri vererek sürdürmüştür. Yetiştirdiği yüzlerce öğrenciyle tiyatromuzun geleceğine yön vermiştir.

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku