Feyha Çelenk’in Ardından…

Uğur Ozan Özen
11K Okunma

Geçen Cumartesi günü (18 Nisan) Bursa tiyatro tarihinin en önemli tiyatrocusunu sonsuzluğa uğurladık. Oyuncu, yönetmen, müdür-sanat yönetmeni, tiyatro hocası, şehrin tiyatro hafızasıydı, Feyha Çelenk.

Feyha Abla, Feyha Hoca, Feyha Hanım…

Bursa Devlet Tiyatrosu’nun arşivindeki belgeleri, gazeteleri gözden geçirirken (2012-2014), Âli Cengiz Çelenk ve Feyha Çelenk ile ilgili birçok belge, gazete kupürü, oyunların fotoğrafları ve daha fazlası ile karşılaşmış, çok şaşırmıştım. Âli Cengiz Çelenk tiyatroda arşivi oluşturmaya başlamış, onun ölümünden sonra ara verilmeden devam etmişti. Zaman içinde o kadar çok şey birikmişti ki, bir oda artık yetmiyordu. Feyha Çelenk, eşiyle ilgili birçok sorumu sabırla cevaplamıştı. (“Bursa Devlet Tiyatrosunun Kurucu Müdürü Âli Cengiz Çelenk’in Yaşamı ve Sanatı Üzerine”, Bursa’da Yaşam, Ağustos 2015).

Bursa Devlet Tiyatrosu’nu merakım bitmiyordu. Fırsat buldukça evine gidiyordum. Bazen tiyatro tarihçisi gibi söyleşi yapıyordum. Ses kayıt cihazım her daim açık. Bazen tiyatro öğrencisi gibi onu dinliyordum. Bazen sanki aynı yılları yaşamış bir arkadaşı gibi sohbet ediyorduk. O sırada ses kayıt cihazımı kapatıyordum. Tiyatroyla ilgili her şeyi konuşuyorduk. Zaman geçtikçe isimlere, oyunlara hâkim oldukça sohbetler uzuyordu. Oyunların prömiyerlerinde karşılaştığımızda, bir köşede, o an tiyatroyla ilgili aklına gelen bir konuyu anlatmaya başlıyordu. Eve gittiğim zaman anlattıklarını hemen not alıyordum. Bütün bu anlatılanlar, Bursa Devlet Tiyatrosu’nun ve Feyha Çelenk’in özel arşivinin sonucunda Âli Cengiz Çelenk ile ilgili kitap ortaya çıkmıştı. (Bursa Devlet Tiyatrosu’nun Efsane Müdürü Âli Cengiz Çelenk, Pelit Yayınları, 2020.)     

1963-2010 yılları arasında Devlet Tiyatrolarında çalıştığı için Bursa Devlet Tiyatrosu’nun tarihi sahnesinde yapılan törenin anlamı başkaydı. Usta oyuncu, tiyatronun kurucu kadrosundan geriye kalan son kişiydi. Âli Cengiz Çelenk, Bursa’ya yerleşik kadroyu kurması için bölge tiyatro müdürü ve sanat yönetmeni olarak görevlendirildiğinde mecburen gelmişti. Bursa bugün olduğu gibi taşraydı. Sanat emekçileri için cazip değildi. İstanbul her zaman bir başkaydı.

Eşinin ölümünden sonra bir başka şehre tayin olmak ister misin diye sormuş, genel müdür Cüneyt Gökçer. Feyha Çelenk kabul etmeyip, Bursa’da kalmayı tercih etmiş. Bursa Devlet Tiyatrosu’nun aile gibi olması önemli bir neden olmuş olabilir. Çocuklar evden gitse dahi, bayramlarda, yaz aylarında, paraya sıkıştıklarında dönebilecekleri bir evi, o evde yaşayan birileri olmalı, değil mi? Oyuncular İstanbul’a tayin olurken Feyha Çelenk geride kalarak Bursa’da tiyatronun gelişmesi için çabaladı.

Cüneyt Gökçer, 1980 yılında, müdür-sanat yönetmeni olmasını istemiş. Feyha Çelenk, Yalın Tolga’yı işaret etmiş. 1987’de, Devlet Tiyatroları’nın ilk kadın müdürü-sanat yönetmeni olmuş.

Müdürlükten 1994’te istifa ettikten sonra Bursa Şehir Tiyatrosu’nun kurulması için 11 yıl uğraşmasının anlamı tarif edilemez.

Bursa Devlet Tiyatrosu’nda Âli Cengiz Çelenk, Yalın Tolga, Zeki Müren ve Emin Gümüşkaya’nın cenaze töreni yapılmıştı. Feyha Çelenk sadece Bursa Devlet Tiyatrosu’nun kurucularından değildi, Bursa Kültür Sanat Turizm Vakfı’nın, Bursa Şehir Tiyatrosu’nun da kurucusuydu. Nilüfer Kent Tiyatrosu’nda emeği vardı. Anadolu turneleri ile gittiği şehirleri saymıyorum bile. Cumartesi günü tiyatroda matine olduğu için tören 10.30’da yapılmasına rağmen şehir onu unutmamıştı. Nihal Türksever, Oktay Dal, Ali Düşenkalkar, Adnan Açıkdüşünenler, Soroptimist Kulübü üyeleri konuşma yaptı.

Bursa Devlet Tiyatrosu müdürü ve sanat yönetmeni Sezai Yılmaz, önümüzdeki sezon, Feyha Çelenk’in 50 yıl önce oynadığı Çalıkuşu’nu yeniden sahneleyeceklerini ve sezon boyunca prömiyerlerde bir koltuğu onun anısına boş bırakacaklarını söyledi.

İstanbul Karacaahmet Mezarlığında yapılan cenaze törenine birçok oyuncu katıldı. Aile mezarlığında toprağa verildi.    

Devlet Tiyatroları, Anadolu’da kökleşmeye çalışırken, 45 gün süren turneler yapılırken oyunculardan biri de Feyha Çelenk’ti. Devlet Tiyatrolarının açılacak ilk sahnesine Feyha Çelenk’in adının verilmesi en büyük dileğimdir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, Tayyare Kültür Merkezi’ndeki ana sahnesine onun adını vermek yerine yan taraftaki B Kafe’deki bir duvarda oluşturduğu sanat kitaplığına adını verdi. Feyha Çelenk kibarlığından bu duruma bir şey dememiş olabilir. Orası onun adına yakışmıyor.

Kitapların alımında dahi yeterli dikkat gösterilmemiş, ne kitapları satın alan kişi ne de onaylayan kişi Feyha Çelenk’i ve sanatı yeterince biliyor. Şehre bu kadar yabancı olmalarına anlam veremiyorum. Piyasada ne bulmuşsalar alıp rafa koymuşlar. Örnek vereyim. Feyha Çelenk ile birlikte birçok oyunda rol almış, Bursa Devlet Tiyatrosu’nun kurucu kadrosundaki Oğuz Bora’nın yazdığı Feraizcizade Mehmet Şakir ve Bursa Tiyatrosu kitabının olmaması üzücüdür. Bursa Devlet Tiyatrosu’nun 50. Yılı için yayımlanan 50 Altın Yıl kitabını göremedim. Adnan Açıkdüşünenler’in Bir Zamanlar Bursa Devlet Tiyatrosu’nda kitabının kapağında Feyha Çelenk de vardır. Kitabın içinde bir bölümde müdürlük dönemi anlatılır. Böyle bir kitabın farkında bile değiller. Benim yazdığım, Bursa Devlet Tiyatrosu’nun Efsane Müdürü Âli Cengiz Çelenk kitabı akla gelmemiş. Bursa Tiyatro Tarihi Araştırmaları (2 Cilt), Bursa’da Bir Oda Tiyatrosu Vardı kitaplarını rafta görememek üzücüydü. Adını saydığım kitapların hepsinde az ya da çok Feyha Çelenk’in izi vardı.

Tek umudum, Devlet Tiyatroları…

UĞUR OZAN ÖZEN     

 

Feyha Çelenk’in hayatıyla ilgili yazım için:  https://tiyatrodergisi.com.tr/altunizadeden-nilufere-feyza-celenkin-hayat-hikayesi/

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku