1 Eylül – 30 Eylül 2026 Sansür Gündemi

editor
1,9K Okunma
Susma 24 tarafından yayımlanan “Sansür Gündemi”ni okurlarımızla paylaşıyoruz:
Komedyen Deniz Göktaş’a hapis cezası ve tahliye

“Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisi gerekçe gösterilerek 88 gün “kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli İnfaz Kurumu’nda tutuklu kalan komedyen Deniz Göktaş, “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama”, “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “suçu ve suçluyu övmek” suçlamalarıyla yargılandığı davanın 28 Eylül’deki ilk duruşmasında tahliye oldu. Mahkeme, Göktaş hakkında “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçundan 7 ay 15 gün; “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla ilgili 11 ay 20 gün hapis cezası verdi.
Göktaş’ın cezaevindeyken Daltonlar çetesi ile ilgili şakası gerekçe gösterilerek yeniden tutuklandığı “suçu ve suçluyu övmek” suçundan ise beraatına hükmedildi.
Mahkeme, Göktaş’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak yurt dışı çıkış yasağı ile tahliyesine karar verdi.
Savunmasında Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’ndaki stand-up gösterisinde bir komedyen olarak söylediği dört cümle sebebiyle 88 gündür tutuklu olduğuna dikkat çeken Göktaş, cümle başına 22 gündür yüksek güvenlikli hücrede tutulduğunu söyledi. Başına gelenlerin işine olan inancını arttırdığına vurgu yapan komedyen, bu dava yüzünden sahneye çıkan insanların cesaretinin kırılmasından ve daha fazla otosansüre yönelmelerinden kaygılandığını belirtti.

Anyma konseri İstanbul Valiliği tarafından iptal edildi

Elektronik müzik prodüktörü ve DJ Anyma’nın 12 Eylül’de Ataköy Marina Arena’da vereceği konser, İstanbul Valiliği tarafından gerekçe gösterilmeden yasaklandı. Yasak kararı; Anyma’nın sahne şovunun “pagan ritüellerine benzediği”, “satanist semboller barındırdığı” gibi iddialarla sosyal medyada bazı gruplar tarafından hedef gösterilmesi ve konserin iptali için kampanya başlatılmasının ardından geldi.
DJ Anyma, 2024 yılında yine Ataköy Marina Arena’da gerçekleşen “Anyma presents GENESYS” etkinliği kapsamında konser vermişti.

Oyuncu Müfit Can Saçıntı hakkında suç duyurusu

Oyuncu Müfit Can Saçıntı, temsili Nasreddin Hoca olarak görev aldığı 67. Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenliği’ndeki konuşması gerekçe gösterilerek hakkında yapılan suç duyurusu üzerine ifadeye çağrıldı.
İfade verdikten sonra serbest bırakılan sanatçı, şenliğin açılış konuşmasında kayyım atamalarına gönderme yaparak “Nasreddin Hoca’nın eşeğine kayyım olarak atandım” demişti. Saçıntı, şikayetin törende alanı terk eden AKP milletvekili Mehmet Baykan tarafından değil, başka bir şahıs tarafından yapıldığını kaydetmişti.

Karikatürist Nuri Kurtcebe’nin hapis cezası kesinleşti

Karikatürist Nuri Kurtcebe hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan verilen 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası kesinleşti. Kurtcebe’nin avukatı yüzde 90 engelli, kanser ve KOAH hastası olan karikatüristin sağlık durumunun cezaevinde kalmaya uygun olmadığını belirterek infazın durdurulması için mahkemeye başvurdu. Kurtcebe’nin cezasının konutta infaz edilmesi için daha önce yapılan başvuru ise Fethiye 2. İnfaz Hâkimliği tarafından reddedilmiş; hâkimlik, özel infaz uygulanmasının hükümlü açısından “suç işlemeyi teşvik edici nitelikte” olacağını gerekçe göstermişti.

Hakan Tosun davası 7 Ekim’e ertelendi

Gazeteci, belgesel yönetmeni ve video-aktivist Hakan Tosun’un 10 Ekim 2025’te sokakta dövülerek öldürülmesine ilişkin failler Abdurrahman Murat ve Adnan Şahin’in “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılandığı davanın üçüncü duruşması Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Savcı, savunma beyanlarının ardından nihai mütalaasını yineleyerek ceza talep ederken davayı 7 Ekim’e erteledi.

Kürt yazar Suzan Samancı gözaltına alındı

Yazar, şair ve öykücü Suzan Samancı, 18 yıl yaşadığı İsviçre’den Türkiye’ye dönerken İstanbul Havalimanı’nda “örgüt propagandası” gerekçesiyle gözaltına alındı. Samancı, ifade verdikten sonra yurt dışı çıkış yasağı şartıyla serbest bırakıldı. Samancı’nın avukatı Eren Keskin, yazara uygulanan yurt dışı yasağının, insan hakkı ihlalinin yanı sıra ifade özgürlüğünün kısıtlanmasını kapsadığını belirtti.

Yeni dönemin elverişli sopası: “Müstehcenlik” suçlaması

Türk Ceza Kanunu’nun 266’ncı maddesinde düzenlenen “müstehcenlik” suçlaması son dönemde bilhassa tanınmış isimler üzerinde en çok kullanılan baskı aparatlarından biri.
“Müstehcen görüntü, yazı veya sözlerin” yayınlanmasına dair yaptırım düzenleyen bu maddede eksik olan ise “müstehcen” olanın ne olduğu. Tam da bu nedenle çok kullanışlı bir baskı aparatı olabiliyor. Soruşturmalardan hapis cezalarına, uyuşturucu operasyonlarından dijital mecraların aile yapısı açısından bir tehdit alanı olarak tarifine bu aparat 2025 yılının “Aile Yılı”, 2026-2035 döneminin ise “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edilmesiyle beraber “altın çağını” yaşıyor.
Elif Akgül, Susma Platformu için kaleme aldığı yazıda Manifest grubunun menajeri Tolga Akış’ın tutuklanmasına uzanan süreci “müstehcenlik” suçlamaları üzerinden masaya yatırıyor.

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku