Kosta Kortidis, geçen sezon ilgiyle izlenen “Bayanlar Baylar Dario Moreno”nun ardından, bu defa “Bir Gazino Hikayesi-Dario Moreno” adlı oyunuyla Zorlu PSM Touché by N Kolay’da 20 Ekim akşamı izleyicisi ile buluşacak.
“Öncelikle belirteyim ‘Bir Gazino Hikayesi’ tek kişilik oyun değil, tek kişinin anlattığı bir oyun. Hep yinelediğim gibi, 1997’den bugüne oyuncu, yönetmen, yazar, eğitmen, genel sanat yönetmeni, tiyatro sahibi olarak bu mesleğin içindeyim, ama ilk kez bir karakteri oynamadım sahnede, yaşadım. Evet, sadece yaşadım. Öyle anlar oluyor ki, Dario’nun acılarını, örneğin kalbinin sıkışmasını hissediyorum, ne bileyim bazen Dario’nun çalıştığı gazinolardan birinde, meselâ Bomonti’de olduğumu fark edip, bu akşam salonda kaç seyirci var diye heyecanlanıyorum.”

Oyuncunun yaşar kıldığı karakterle özdeşleşmesi, bütünleşmesi o olması, diyelim… Eskilerin ifadesiyle, tümüyle bir ‘hemhal olma’ vaziyeti.
“Bayanlar Baylar Dario Moreno’ yirmi oyundan sonra tam olarak oturdu. Söylenecek sözünü söyledi.İşte tam o süreçte, yepyeni bir Dario Moreno hikayesi düşündüm...”

Ve Kosta Kortidis, hayır Dario Moreno kendi öyküsünü anlatmaya karar verir. Kırık bir aynaya düşen yansıyan takılır gözü. Cesur ruh çözümlemelerine yönelir. Geçmişi, bugünü ve yaşadığı anla hiç korkmadan hesaplaşan insandan çıkar yola. Sezgilerini, bilgisini katar. Gerçekte her birimize ait olabilecek yaşanmışlıkları anlatırken, ruhumuzun sığlıklarında, derinliklerinde yankılanan fısıltılara kulak verir. Her piyesinde olduğu gibi, görmekten, ayrımsamaktan kaçındığımız şeyleri tüm yalınlığıyla görünür kılar. Farklı bir di ve üslupla anlatır… Doğal, samimi, çapaksız ve yaşamın içinden.
“Ütüsüz gömleklerde, hala terli bir roman…”
“Bir Gazino Hikayesi- Dario Moreno’ da bir buluşma var sadece sözcüklerin, notaların, duyguların değil, birçok şeyin buluşması hem de…”
Peki ya, o buluşma…
“Hep korkak, kaygılı, güvensiz yaşadı Dario Moreno. Tek edilmişliğin keskin acısını çok erken öğrenmişti çünkü. O çok neşeli, umursamaz hallerinin ardında duran sadece savunma, kendini koruma arzusuydu.Yaralarını yalarken hissettiği yalnızlık duygusu, diyelim.Ne tuhaf, hep ölüm temasına odaklanmıştı. Tüm bunlara rağmen medar- ı iftiharımız olmayı başardı. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak dünya starı oldu. Çok sevildi.”
“Ben bir şarkıyım artık. Alkışlarım her dilde…”
Aslında bir başka gerçek daha var ki… Tesadüf diyelim, belki kader. Ya da kabul bağlamamış bir yaranın ufunet dolu sızıntısı.

“Dario Moreno’yu annemin babasına, yani dedeme çok benzetirim. İkisi de farklı kentlerde ama aynı tarihte, 3 Nisan 1921’de dünyaya gelmişler.”
Babasını iki yaşındayken kaybeden Kosta Kortidis için dedesi o kadar önemliydi ki… Dedesini yıldızların sonsuzluğuna uğurladığında on dört yaşındaydı Kosta Kortidis.
“Hayatımın çok önemli bir kırılma noktasıydı o veda…”
Evet, Dario Moreno hem dedesiydi, hem babası, hem kendisi. Yüreğinin aynasında hep o vardı. Hem çarmıhtı, hem paslı çivi.
“Doğru, ben o adamı, yani Dario’yu çok sevdim. Sanki, kendisini yazmamı istedi.’Hangi şarkıyı söylersen söyle, o Dario Moreno şarkısı olur, ikimizin şarkısı olur,’ dedi. İzmir’in arka sokaklarında dolaşırken kendisini kuşatan çocukların gözlerinde yakamozlanan pırıltılarda memleketini gören, Dario Moreno’yu yazdım. Dario Moreno’yu yani kendimi sahneye taşıdım. Hepsi bu!”

“Bir yanım Germencik, bir yanım Champs-Élysées
Ne zaman ben gülmüştüm kaderime sessizce…”
Ne garip, bütün şehir ölmüş de bir o kalmıştı sanki. Islak caddede bir durup, bir yürüyerek şarkısını mırıldanıyordu. Kuşkulu, ürkek.
Ayaz kırılmış, yağmur çoktan dinmişti…

