Ülkede sokak sanatçıları artan yasaklar, cezalar, idari kısıtlamalar ve kış koşulları nedeniyle kamusal alanda üretim yapamaz duruma geldi. Sanatçılar, kamusal alanın sanatsal üretim için özgürleştirilmesini istiyor.
Birgün gazetesinden Tuğçe Çelik’in haberini aktarıyoruz:
AKP’nin kültür alanında hegemonya kurma çabası sokak sanatçılarının alanını gün geçtikçe daraltıyor.
Sanatçılar idari para cezaları, yaptırımlar ve türlü baskılar nedeniyle sanatı halkla sokakta buluşturmakta zorluklar yaşarken ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına da tepki gösteriyor.
Kurumsal yapı dışında ve aracısız olarak izleyiciyle buluşan sanat pratikleri giderek azalırken sokak sanatçıları artan yasaklar, cezalar, idari kısıtlamalar ve ağır mevsim koşulları nedeniyle üretim yapamaz hâle geldiklerini belirtiyor.
Ülkenin farklı kentlerinde müzikten canlı heykele, performanstan disiplinler arası üretimlere uzanan sokak sanatı pratikleri güvenlik ve izin gerekçeleriyle sınırlandırılırken, sanatçılar “Özgürlük istiyoruz” diyor.
Sokakta üretimin ifade özgürlüğünün temel bir parçası olduğunu vurgulayan sanatçılar, kamusal alanın sanatsal üretimi mümkün kılan bir zemin olarak düzenlenmesini talep ediyor. Sanatçılarla yaşadıkları sorunları ve taleplerini konuştuk.
Hakime Akyol- Ankara Sanat, Toplum ve Kültür Derneği Başkanı:
Ankara’da 2016’dan itibaren artan güvenlik önlemleri sonucu sokaklar sanatçılara kapandı. Sanatın her kesimden insana ulaştırılmasında, yeni sanatçıların yetişmesinde ve sokağın canlılığında yadsınamaz bir önemi olan sokak sanatlarının sokakta icrası, başkentte kesin olarak bitirilmiş durumda. Sokak aralarında, izinsiz çalışan arkadaşlarımız fark edilmeden mesleğini sürdürmeye çalışıyor. Oysa sanatçının amacı sanatın sokakta fark edilmesidir. Metro geçitleri sanat için ne kadar uygun olabilir? Bir yerlere yetişmek üzere oradan geçen halka ne kadar ulaşabilirsiniz? Sokak sanatının yeri sokaktır. Bugün tek geçim kaynağı sokak olan sanatçılar EGO’dan izin alabildikleri kısıtlı yer ve sürelerde onaylı, ana arterlerden uzak kesimlerde yakalanana kadar onaysız bir biçimde ekmek yemeye çalışıyorlar. Birçok sanatçı, gelirini artıramadığı için, giderini azaltma yolunu seçti veya ailesiyle ya da birkaç kişi ortak evlerde yaşamaya başladı. İkinci bir iş arayışında olanlar, sanatı bırakanlar oldu. Hem halkın sanatla buluşma özgürlüğünü hem de sanatçıların sanatını icra özgürlüğünü garanti altına alacak, sanatçılara kendilerini güvende hissedecekleri ortamlar sunacak bir yasal düzenleme zaruridir.
Kubilay Mutlu- İzmir Sokak Sanatçıları Derneği Başkanı:
Bir kent mobilyası tasarımı olarak belirlediğimiz sokak sanatçılarının performansını gerçekleştirmesi için uygun donatılardan yoksunuz. İzmir’de 2019’da sanatsal üretimin dilencilik faaliyeti olmadığını tescil edecek, belediye nezdinde meşruluğunu sağlayacak bir yönetmelik çıkarmayı başardık. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi muhtemelen merkezi iktidarın baskısıyla 2022’de bu yönetmeliği güncelledi. Gündelik yaşamın bizi kuşatan baskıcı ortamını artıracak bir müdahale oldu bu. Gündelik hayatın sanatla barışık olduğu, sanat yapma özgürlüğünün ve sanata erişimin herkes için eşit olduğu ortam istiyoruz. Yönetmeliklerde ve yasalarda hareket alanımızın genişletilmesini talep ediyoruz. Anayasa’da ‘sanatçıyı koruyan devlet’ söylemini ete kemiğe büründürülmesini bekliyoruz.
Yiğit Armanç Çelik-Sokak Müzisyeni:
Sokak müzisyeniyseniz en çok dikkat etmeniz gereken şey çevreye rahatsızlık vermemek ve en büyük çelişkiyi de burada yaşıyorsunuz; kime, neye göre rahatsızlık oluştu? Belediye personelleri kendi inisiyatifleriyle ses düzeyine göre müdahale edebiliyor. Yaşadığım en büyük problem ise Moda Sahili’nde benden kaynaklanmayan ses şikâyetinden dolayı ekipmanlarımın alıkonulması oldu. Her sokak müzisyeninin korkulu rüyasıdır kış mevsimi. Ekipmanların yağışlı havalarda zarar görmemesi için müzik yapılabilecek alanlarda yetkililer tarafından alınacak önlemler birçok olası maddi zararın önüne geçebilir.
YARDIM DEĞİL, MÜZİK YAPMAK İSTİYORUZ
Cankolar grubundan Tayfun sokak müzisyenliğinin zorluklarına işaret ederek “15 yıl sokaklarda müzik yaparak yaz-kış zor şartlarda severek ve mecburi bir şekilde neşemizi kaybetmeden halkı eğlendirdik. Şarkılar, türküler söyledik ve karşılığında ailemizin geçimini sağladık” dedi. Tayfun şunları söyledi: “Belediyenin ve polislerin bize ‘yasak’ diyerek Kabahatler Kanunu’ndan yazdıkları cezaların üzüntüsünü çocuklarımıza yansıtamadık, paramızı kazanmaya çalıştık. E-devlet’e girdiğimde binlerce liralık ceza çıkıyor. Çok sevdiğimiz sokak müzisyenliğini devletin katı şartlarından dolayı bırakmak zorunda kaldık. Sosyal yardımlarla geçiniyoruz. Oysa sosyal yardım istemiyoruz; özgürce müzik yaparak kazanmak istiyoruz.”
İNTİHAR SEBEBİ OLDU
Ankara’da sokak sanatçısı Tufan Aldemir’in geçen sene kaybolduktan sonra yaşamına son verdiği anlaşıldı. Kızılay’da müzik yapmasına izin verilmeyen Aldemir, Valilik tarafından kesilen işgaliye cezaları ve yıldırma politikaları nedeniyle bunalıma girdi. Aldemir’in ekonomik zorluklar yaşadığı öğrenildi.
Kaynak:https://www.birgun.net/haber/sokak-da-sanat-da-ozgurlesmeli-692940
