Sabah yeğenim Ayşe’nin mesajına takıldı gözüm:
“Ortaokuldan sınıf ve sıra arkadaşımdı.Tarih hocasının öyle bir taklidini yapardı ki…”
“Kim acaba?” diye düşündüm. “Kim?” diye yazdım.
“Bedia… Bedia Ener.”
Gönül Ülkü- Gazanfer Özcan Tiyatrosu’nda izlemiştim ilk.. Öncesi de olabilir, hatırlamıyorum.
Annesi Nedret Ener nedeniyle çocukluğu neredeyse kuliste geçmişti.

Bakırköy Halkevi’nde başlamış sanat çalışmaları. Sonrasında Ferih Egemen‘in önerisiyle İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları… Zaman içinde Enis Fosforoğlu Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, Yedi Tepe Oyuncuları, Tiyatro Ak’la Kara, Nilüfer Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Asuman Dabak Tiyatrosu…
Şimdi nasıl unuturum “Kelebekler Özgürdür“de yaşar kıldığı Florence karakterini…
“Mutfak Cadıları”, “Fare Kapanı”, “Şark Dişçisi”, “İkinci Bahar”, “Üç Dahi”, “Tom, Dick, Hary” ve diğer oyunlar… Seslendirme stüdyoları… Radyo programları, arkası yarınlar, radyo tiyatroları, dizi setleri (“Yasemince”, “Ah Şu Komşularımız”, “Ada Masalı”, “Karanlıkta Koşanlar,” “Bir Gönül Penceresi”, “Huzursuzlar”) hocalık, turneler…başarılarla dolu bir meslek hayatı.
Derken “Yaprak Dökümü”nün Nehir Hanım’ı olarak bir toplumun ortak belleğine yerleşti… Çok, çok, çok kere çok sevildi Bedia Ener.
Katıldığı bir televizyon programında ustaları olarak Jeyan M.Ayral, Alev Koral, Gönül Ülkü, Gazanfer Özcan, Pekcan Koşar‘ı anmıştı.
Bedia Ener, oyun esnasında düşüp ayağını kıran arkadaşının yanına telaşla koşunca antresini kaçırır ve nöbetçi rejisör Jeyan M.Ayral‘dan hayatının dersini alır: “Önce işin…önce sahne.”
14 Ocak 2025 tarihinde aramızdan ayrıldı. Değerli hatırasına her zaman saygıyla…
