Şişli Tiyatrosu Kapanıyor: Şişli’nin Kültür Hafızası Yok Edilirken Bu Sessizlik Kimin Eseri?

editor
7,8K Okunma
Ekonomik kriz ve kira sorunları yüzünden kapanma kararı alan ( https://tiyatrodergisi.com.tr/sisli-tiyatrosu-kapaniyor/) Şişli Tiyatrosu Müdürü Mustafa Kalkan, dergimize bir açıklama yaparak, yarım asrı aşan tarihiyle İstanbul’un kültürel hafızasında çok önemli bir yere sahip olan Şişli Tiyatrosu’nun kapanmasına tepkisiz kalan yerel oluşumları ve sivil toplum kuruluşlarını eleştirdi. “Bu Sessizlik, Rant Sistemine Ortak Olmaktır!” denilen açıklama şöyle:

Bir kentin ruhunu binalar değil, o binaların içinde üretilen kültür, sanat ve hafıza oluşturur. Şişli Tiyatrosu, tam 55 yıldır bu ilçenin, İstanbul’un ve Türkiye’nin kültürel belleğini sırtlayan koca bir çınardı. Bugün gelinen noktada; fahiş kiralar, ekonomik kriz ve mülk sahibinin bitmek bilmeyen baskıları karşısında Şişli Tiyatrosu salonunu kapatmak zorunda kaldı.

Ancak bizi en çok yaralayan şey, sadece bir salonu kaybetmek değil; Şişli’nin göbeğinde bir kültür katliamı yaşanırken kafasını kuma gömen, “üç maymunu” oynayan yerel oluşumların ve sivil toplumun derin sessizliğidir.

Şimdi açıkça sormak ve isim isim tarihe not düşmek gerekiyor:

Şişli Belediyesi nerede? Her fırsatta “kültürün ve sanatın başkenti” olmakla övünen, kültür merkezleri açmakla gururlanan Şişli Belediyesi, ilçenin en köklü özel tiyatrolarından biri rant çarkları arasında ezilirken neden bir arabuluculuk yapmadı, neden somut bir koruma kalkanı geliştirmedi? Sanatı korumak, sadece festival broşürlerine logo basmaktan mı ibarettir?

Şişli’deki siyasi oluşumlar (CHP, AK Parti, DEM Parti ve Diğer İlçe Başkanlıkları) nerede? Seçim dönemlerinde kapımızı çalan, vizyon projelerinden bahseden siyasi partilerin Şişli ilçe başkanlıkları, bu kentin ortak bir değeri yok edilirken neden tek bir ses çıkarmadı? Kültür politikanız, bir tiyatro salonu rant hırsıyla kapatılırken sessizce izlemek midir?

Şişli Kent Konseyi nerede? Görevi tam olarak kentin haklarını, kültürünü, paydaşlarını savunmak ve yerel yönetime köprü olmak olan Şişli Kent Konseyi, bu süreçte neden Şişli Tiyatrosu’nun çığlığına ortak olmadı? Kent hakkı, sadece parklar ve kaldırımlardan mı ibarettir; tiyatrolar bu kentin hakkı değil midir?

İlçedeki Sivil Toplum Kuruluşları ve Esnaf Odaları nerede? Şişli’nin sosyo-kültürel yapısını yönlendirdiğini iddia eden dernekler, vakıflar ve sivil toplum platformları, semtin en önemli damarlarından biri kesilirken neden bu kadar duyarsız?

Bu Sessizlik, Rant Sistemine Ortak Olmaktır!

Bir tiyatro salonunun kapanması, sadece orayı işleten sanatçıların sorunu değildir. O salona giden mahallelinin, o caddenin esnafının, Şişli’de büyüyen çocukların geleceğinin elinden alınmasıdır. Mülk sahiplerinin insafına terk edilen bağımsız sahnelerin çığlığına kulak tıkamak, bu ilçeyi sadece betondan ibaret bir ticaret merkezine dönüştürmek isteyen zihniyete can suyu vermektir.

Şişli’nin siyasi aktörleri ve sivil toplum liderleri bilsinler ki; Şişli Tiyatrosu olarak biz salonsuz da olsa, göçebe ruhumuzla üretmeye ve sahnede kalmaya devam edeceğiz. Biz yürürüz; ama siz, arkada bıraktığınız bu sessiz ve niteliksiz kültür çölünün sorumluluğunu tarih boyunca omuzlarınızda taşıyacaksınız.

Kamuoyunun takdirine saygıyla sunarız.

MUSTAFA KALKAN

Şişli Tiyatrosu Müdürü

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku