Sansüre Direniş Yılı

editor
3,4K Okunma
Türkiye’de 2025, kültür sanat emekçilerine yönelik baskı ve sansürün yükselişiyle geçti. AKP iktidarı kültür ve sanat alanında kurmaya çalıştığı hegemonya mücadelesini artırsa da emekçiler direnmekten vazgeçmedi.

Birgün gazetesinden Tuğçe Çelik’in haberini aktarıyoruz:

Türkiye’de 2025 yılı AKP’nin iktidarının kültür, sanat ve düşünce dünyasına yönelik kültürel hegemonya kurma mücadelesinin önemli bir parçası olmaya devam etti.

2025 AKP’nin kültür ve sanat alanını dizayn etme çabasının daha da görünürleştiği bir yıl oldu.

Kamusal kaynakların dağıtımından festivallere kadar uzanan süreçte, sanat alanı giderek daraldı.

Sanatçılar için bu daralma yargı baskısı, belirsizlikler ve ekonomik dışlanma üzerinden işledi.

Televizyon dizileri, sinema filmleri AKP’nin anlayışına göre şekillendirilmeye çalışılırken hedef gösterilen isimler ve fon mekanizmaları aracılığıyla kurulan denetim, iktidarın kültürel alanda rıza üretme çabasını da görünür kıldı.

MÜDAHALE MÜNFERİT DEĞİL

Sanatçılar, üretim sürecinde neyin “sorunlu” sayılabileceğini kestirmeye çalışırken otosansüre zorlandı. Belediyelere bağlı kültür merkezleri, kamu destekli festivaller ve bakanlık fonları, yalnızca destek mekanizmaları değil, eleme ve dışlama araçları olarak da işledi.

Mekân tahsislerinin iptali, program değişiklikleri ve idari kararlar, sanatın kamusal dolaşımını doğrudan etkileyen müdahalelere dönüştü.

Ortaya çıkan tablo ise bu müdahalelerin münferit olmadığını gösterdi.

Festival yasakları, RTÜK ve türlü bakanlıklar tarafından eser ya da eser sahiplerine açılan soruşturmalar, hedef gösterme vakaları, kültürel alanın iktidarla kurduğu ilişkinin geçici krizler değil, yapısal bir gerilim üzerinden şekillendiğine işaret ediyor.

Kültürel hegemonya mücadelesi, tam da bu süreklilik içinde anlam kazanıyor.

NELER YAŞANDI?

• Grup Yorum’un 2006-2024 yılları arasında YouTube’ta 56 farklı kanalda yayınlanan ve toplamda 205 milyon kez izlenen 454 videosu ‘milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması’ gerekçesiyle erişime kapatıldı.

• Kasım Doğan’a söylediği Kürtçe şarkılar gerekçe gösterilerek ‘örgüt propagandası yapmak’ suçlamasıyla 30 ay hapis cezası verildi.

• Mazlum Jinda’ya ‘örgüt propagandası yapmak’ suçlamasıyla 22 ay hapis cezası verildi.

• Redd ve Can Gox konserleri İzmir Valiliği tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden yasaklandı.

• Zeytinli Rock Festivali Sarıyer Kaymakamlığı tarafından iptal edildi. Bölge İdare Mahkemesi’nden alınan ‘yürütmeyi durdurma kararı’na Valilik tarafından itiraz edilmesi sonucunda festival yasaklandı.

• Sarinvomit adlı grubun 5 üyesi şarkı sözleri ve sosyal medya paylaşımlarında ‘dini değerlere hakaret ettikleri’ iddiasıyla tutuklandı.

• Aralarında Hadise, İrem Derici, Simge Sağın, Ziynet Sali gibi müzisyenlerin de bulunduğu bir grup sanatçıya uyuşturucu operasyonu düzenlendi. Sanatçıların kanında uyuşturucuya rastlanmaması ‘itibar suikastı’ olarak yorumlandı.

• Mohsen Namjoo’nun 6 konseri ‘dini hassasiyetler’ gerekçesiyle yasaklandı.

• Güllü Yalova’daki evinin penceresinden düşerek öldü. Konuyla ilgili ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla gözaltına alınan kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklandı.

• Mabel Matiz’in ‘Perperişan’ adlı şarkısı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “müstehcenlik” suçlamasıyla soruşturma başlatıldı.

• Menajer Ayşe Barım ocak ayında tutuklandı. Hayati tehlike yaratan sağlık sorunları yaşayan Barım, ‘Gezi Parkı olaylarının planlayıcısı olmak’ suçlamasıyla yargılanıyor.

•Komedyen Özgür Turhan hakkında açılan davalar nedeniyle zor günler geçirdiğini açıkladı. Turhan, 9 aydır karakola imza vermeye gittiğini, tehdit edildiğini belirtti.

• Tiyatrocu ve stand-up sanatçısı Egemen Şimşek, sahnedeki ifadelerinin ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği’ suçlamasıyla gözaltına alındı ve tutuklandı.

• Dijital bir platformda yayımlanan Jasmine adlı yapıma, ‘Türk toplumunun temelini oluşturan aile yapısını hedef alan, kadını istismar eden ve genel ahlaka aykırı’ olduğu sebebiyle RTÜK tarafından inceleme başlatıldı.

• Kazım Öz’ün ‘OY’una Geldik’ filminin vizyona girmesi yasaklandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın açıklamasında ‘filmin gösterime sunulmasının uygun görülmediği’ ifade edildi.

• Yönetmen Seren Yüce, evinin kapısında kasklı bir saldırgan tarafından bacağından ateşli silahla yaralandı. Saldırgan kaçarken olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

• Show TV’de yayınlanan ve dördüncü sezona giren Kızılcık Şerbeti dizisine ‘aileyi hedef aldığı’ gerekçesiyle inceleme başlatıldı. Senarist Merve Göntem gözaltına alındı.

• Gözleri Karadeniz dizisinde çalışan Ahmet Emin Yavuk, darp edildi. Yavuk’un ölümü önce ‘kaza’ diye duyuruldu. Oyuncu Kerem Arslanoğlu Yavuk’un öldürüldüğünü açıkladı.

• ‘Soğuk Savaş’ adlı programın sunucuları Boğaç Soydemir ve Enes Akgündüz ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği’ gerekçesiyle tutuklandı. Ardından Soydemir ve Akgündüz tahliye edildi.

AKP’NİN HEGEMONYA MÜCADELESİ ŞİDDETLENDİ

Prof. Dr. Göksel Aymaz-Akademisyen

AKP’nin “kültürel hegemonya” meselesi 2025 yılında da gündemden düşmedi. Kültürel hegemonya meselesi, emek rejimindeki güvencesizleştirmeden kara para denen sermaye biçimine, yüksek enflasyondan artan işsizlik ve derinleşen yoksulluğa kadar neoliberalizmin bütün sonuçlarına maruz kalan alt sınıfları “seçmen tabanı” olarak elde tutmanın bir aracı olarak önemsendi.

Partinin İslâmcılığı kültürel hegemonya projesinin en temel ve vazgeçilmez referansı oldu. Neoliberalizmin en gözü pek, tavizsiz politikalarını uygularken ortaya çıkan sorunlar, siyasal iktidarı tehdit etme olasılığına karşı, “dindar muhafazakârlık” ile etkisizleştirilip görünmez kılınacaktı.

Muhafazakâr seçmen tabanı bu yüzden yaşam tarzı ve değerler üzerinden yürüyen bir kültürel çatışma iklimi içinde tutulmaya çalışıldı.

İktidar “yerli ve milli kültür” diyerek ifade ediyordu arzusunu ama gündeme bakıldığında bunun daha ziyade polis ve adliye marifetiyle kurulmaya çalışılan bir “kültürel hegemonya” olduğu görülmekteydi.

Alanı dizayn etmeye yönelik müdahaleler 2025’te de devam etti. Yıl, menajer Ayşe Barım‘ın tutuklanmasıyla başladı. İlkin oyunculuk sektöründeki tekelleşme iddiasıyla hakkında soruşturma açılıp Ocak 2025’de gözaltına alındı Barım. Soruşturma Gezi Parkı olaylarına uzandı. Barım’ın “Gezi Parkı olaylarının planlayıcılarından olduğu” ve “hükümeti ortadan kaldırmak amacıyla, menajerliğini yaptığı oyuncuları Gezi Parkı’na planlı şekilde yönlendirdiği” iddiasıyla tutuklanıp otuz yıl hapis istemiyle dava açıldı. Haziran’da Leman dergisi olayı yaşandı.

LeMan’ın 26 Haziran tarihli sayısında Hazreti Muhammed tasviri olarak yorumlanan bir karikatür nedeniyle dergi ve çizerleri hedef gösterildi. Dergiye “dini değerleri alenen aşağılama” iddiasıyla soruşturma başlatıldı. Dinci gruplar derginin bürosunu bastı.

2025’ten akılda kalacak bir diğer olay da medya ve popüler kültür dünyasının tanıdık isimlerine yapılan (yasadışı bahis ve kara para soruşturmalarıyla da iç içe geçmiş) uyuşturucu gözaltı ve soruşturmaları oldu.

Bu operasyonların “taht kavgası” ile bir ilişkisi olsa da zedelenen dindar muhafazakarlığı onarma, ona itibar ve meşruiyet kazandırma çabası olduğu da gözden kaçırılmamalıdır. Çünkü seçmen tabanını koruma, küsenleri döndürme, kısaca “oy garantisi” buradadır.

AKP’nin yeni dönemdeki siyasetinin ve dolayısıyla kültürel hegemonya mücadelesinin her zamankinden daha İslâmcı tonda olmasını bekleyebiliriz.

KÜLTÜREL MİRAS ALMANAĞI

• İstanbul Kadıköy’deki Rexx Sineması yıkıldı. Yıkım, mimarlık mirasının hukuki ve idari koruma araçlarıyla güvence altına alınamadığını gösterdi.

• Antalya Arkeoloji Müzesi, yıkılarak yeniden yapım sürecine alındı; Cumhuriyet dönemi müzecilik mirası geri dönüşsüz biçimde kaybedildi.

• İstanbul Tarihi Yarımada’daki Ayasofya, ağır araçların ana mekâna alınması nedeniyle ulusal ve uluslararası ölçekte eleştirildi.

• Edirne’deki Selimiye Camii’nde kubbe ve bezemelerine yönelik müdahaleler, yapının tarihinin göz ardı edildiği gerekçesiyle dava ve itirazlara konu oldu.

Kaynak: https://www.birgun.net/haber/sansure-direnis-yili-680810

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku