Ostermeier’ın “Martı”sı Londra’da

Bahar Akpınar
5,3K Okunma

Londra gibi kültürel başkentler, tiyatro sahnesinde dünyanın en büyük oyuncularını izleyebilme ayrıcalığını sunar. Dünyaca ünlü pek çok oyuncu için Londra sahneleri, kendilerini adeta bakıma çektikleri özel yerlerdir. Zira tiyatro, oyuncular için bir dönüştürme alanıdır. Sahnenin canlı doğası, her gece yeniden ve yeniden seyirciyle kurulan doğrudan temas, bir oyuncunun mesleğine olan hâkimiyetini sınayan en büyük meydan okumalardan biridir. Kameralar önünde defalarca tekrarlanabilen sahneler, dijital efektlerle desteklenebilen performanslar, tiyatroda yerini tamamen oyuncunun bedeni ve sesiyle kurduğu sahiciliğe bırakır.

Şu sıralar Londra sahnelerinde Cate Blanchett rüzgârı esiyor. Hollywood’da iki Oscar ödülü kazanan, onlarca büyük yapımda yer alan bir oyuncu olan Blanchett’ın kariyerine baktığımızda, tiyatro sahnesinden hiçbir zaman kopmadığını görüyoruz. Sydney Theatre Company’nin eş direktörlüğünü yaptığı dönemde sahnede bizzat rol alıp Hedda Gabler, Arzu Tramvayı, Hizmetçiler gibi yapımlarda güçlü performanslar sergileyen oyuncu, 2019’da When We Have Sufficiently Tortured Each Other adlı deneysel prodüksiyonla büyük ilgi görmüştü. Şimdi ise Londra Barbican’da Thomas Ostermeier’in yönettiği Martı prodüksiyonunda Arkadina rolüyle izleyici karşısına çıkıyor. Bilmeyenler için burada biraz Ostermeier’den bahsedelim.

Photo by Marc Brenner

Martı ve Ostermeier’in Yorumu

Thomas Ostermeier, klasik eserleri radikal bir biçimde yeniden yorumlamasıyla tanınan bir yönetmen. Daha önce Shakespeare, Ibsen ve Brecht’in eserlerini günümüz estetiğine ve sosyopolitik bağlamlarına uyarlayan yönetmen, Anton Çehov’un en önemli eserlerinden biri olan Martı için de benzer bir yaklaşım benimsemiş. Ancak bu uyarlama, tiyatro eleştirmenlerinden farklı tepkiler aldı. En ağır eleştirilerden biri The Guardian eleştirmeni Clive Davis’den geldi. Davis, oyun hakkında kaleme aldığı yazıda prodüksiyona yalnızca iki yıldız vererek, Blanchett’in parlak oyunculuğunun bile bu yapımı kurtaramadığını belirtiyor.

Davis’in eleştirisinde öne çıkan noktalar arasında, Ostermeier’in Çehov’un eserini aşırı modernleştirme çabası var. Eleştirmene göre, yönetmenin Medvedenko karakterine rock şarkıları söyletmesi, oyunculara sahnede VR gözlükleri taktırması ve Cirque du Soleil tarzı teatral öğeler eklemesi gibi detaylar, Martı’nın ruhuna pek de hizmet etmiyor. Davis, Çehov’un incelikli diyaloglarını ve derin karakter analizlerini, fazla bariz ve sığ teatral numaralarla gölgelediğini düşünüyor.

Ancak yönetmenin bu tercihini göz ardı etmek de doğru olmaz. Ostermeier, sıklıkla cep telefonlarını kontrol eden, odaklanma problemleri yaşayan, derinlerden çok yüzeylerde yaşayan bir seyirciye göre bir Martı tasarlamış olabilir. Zamanın ruhu şu anda bambaşka şekilde akıyor ve kimi zaman bunu içindeyken bile yakalayamıyoruz.

Ostermeier’in tiyatro dünyasında büyük bir saygınlığa sahip olduğunu da unutmamak gerekir. Daha önce yönettiği Hamlet, Üç Kuruşluk Opera ve Bir Halk Düşmanı gibi oyunlarıyla, tiyatroya getirdiği modern bakış açısıyla büyük beğeni toplamıştı. Davis bu özel Martı yorumunu başarısız bulsa da, Ostermeier’in tiyatro sahnesinde çığır açan yönetmenlerden biri olarak kabul edildiği gerçeğini değiştirmiyor.

Photo by Marc Brenner

Oyunculuk Performansları: Blanchett ve Diğerleri

Blanchett’in performansı yazıda detaylıca ele alınmış. Davis’e göre, Blanchett sahnede doğal olarak güçlü bir varlık sergiliyor ancak Arkadina’yı canlandırırken fazlasıyla dışavurumcu ve abartılı bir yaklaşım benimsiyor. Eleştirmen, oyunun belirli anlarında Blanchett’in tap dans yapması, bacaklarını havaya savurarak dikkat çekmeye çalışması gibi sahnelerin Arkadina’nın karakter derinliğini biraz zayıflattığını belirtiyor.

Davis’in eleştirilerinin ötesine bakacak olursak, Blanchett’in oyunculuğuna dair farklı okumalar da yapmak mümkün. Sahnedeki dışavurumculuğu, Arkadina’nın narsistik, şov yapmayı seven doğasını vurgulamak için bilinçli bir tercih olabilir. Blanchett, karakterin abartılı doğasını ve sanat dünyasındaki varoluş savaşını sahnede beden diliyle vurguluyor.

Öte yandan, Davis’in övgüyle bahsettiği performanslardan biri Nina karakterini canlandıran Emma Corrin. Eleştirmene göre, Corrin’in yorumladığı Nina, gençliğin saflığını ve sanat uğruna feda edilen hayalleri etkileyici bir biçimde yansıtıyor. Trigorin rolünde ise Tom Burke’ün sessiz ama derinlikli bir performans sunduğu vurgulanıyor.

Ancak genel anlamda Davis, prodüksiyonun dağınık ve gereğinden fazla stilize olduğunu, Ostermeier’in klasik bir eseri yeniden yorumlarken aşırıya kaçtığını düşünüyor.

Photo by Marc Brenner

Modern Yorumlar Her Zaman İşe Yarar mı?

Tiyatro sahnesinde klasik eserleri yeniden yorumlamak, çağdaş seyirciyle bağ kurabilmek için önemli bir yöntem. Ancak bu yorumların her zaman başarılı olup olmadığı tartışmalı bir konu. Ostermeier gibi isimler, tiyatroda yeni anlatım biçimleri denerken, kimi zaman eserin özündeki ruhu zayıflatabiliyor. Martı gibi, karakterlerinin iç dünyasına odaklanan bir oyunda, fazlasıyla stilize sahneleme ve teatral uygulamalar, Çehov’un anlatım tarzıyla her zaman örtüşmeyebiliyor.

Ancak bu noktada büyük bir soru var: Tiyatro, geçmişin kalıplarına mı sadık kalmalı yoksa çağın ritmine mi ayak uydurmalı? Ostermeier’in Martı yorumuna bakıldığında, bu sorunun ortasında durduğunu söylemek mümkün. Yönetmenin tercihleri, kimileri için fazlasıyla yüzeysel, kimileri içinse yeni bir tiyatro biçiminin habercisi olabilir.

Her ne olursa olsun, Cate Blanchett gibi bir oyuncunun sahneye dönmesi her zaman büyük bir olay. Onun performansını canlı izleme fırsatı, tiyatroseverler için kaçırılmaması gereken bir deneyim. Eleştirmenlerin farklı görüşlerine rağmen, Barbican’daki bu prodüksiyonun biletlerinin tükenmiş olması da bunun bir kanıtı. Ostermeier’in yorumu herkesin hoşuna gitmeyebilir ama Blanchett’in sahnede yarattığı etkiyi görmek isteyenler için Martı yine de izlenmeye değer bir yapım.

BAHAR AKPINAR

 

Oyun Künyesi

Oyun: Martı

Yazar: Anton Çehov

Yönetmen: Thomas Ostermeier

Oyuncular: Cate Blanchett (Arkadina), Emma Corrin (Nina), Tom Burke (Trigorin), Kodi Smit-McPhee (Konstantin)

Sahne Tasarımı: Magda Willi

Süre: 180 dakika

Mekân: Barbican Theatre, Londra

Oyun Takvimi: 5 Nisan’a kadar

Biletler ve detaylı bilgi için: barbican.org.uk

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku