Müjdat Gezen: “18 Yıllık Sistemin Bedelini Ödüyoruz”

editor
1180 Görüntülenme

Oyuncu, yönetmen, yazar, şair ve tiyatro eğitmeni Müjdat Gezen, BirGün’e konuştu. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan yargılanan sanatçı, “18 yıldır içinden geçmekte olduğumuz sistemin bir bedeli bu. Biz bu ülkede tabii ki çok sıkıntılar çektik. Cezaevlerinde yattık ama demokrasinin bu kadar çiğnendiği bir dönem olmadı hiç” diyor.

Birgün gazetesinden Işıl Çalışkan’ın haber/söyleşisini okurlarımızla paylaşıyoruz:

Sanatla geçen bir hayat onunki. Ömrüne sığdırdığı güzelliklerin yansıması yalnızca seyircide saklı değil. Usta oyuncu Müjdat Gezen’den bahsediyoruz. Gezen, oyunculuğuyla tiyatro ve sinemaya kazandırdıklarının yanı sıra bir ekol olan Müjdat Gezen Sanat Merkezi ile Gökçe Bahadır, Ezgi Mola, Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Şebnem Bozoklu gibi yüzlerce başarılı ismi de tanımamızı sağladı.

Usta oyuncu, ilk kez 10 yaşında çıktığı tiyatro sahnesinde 67 yılını doldurdu.

Gezen, Metin Akpınar ile birlikte 21 Aralık 2018’de konuk olduğu Halk TV’de Uğur Dündar tarafından sunulan “Halk Arenası” adlı programda yaptıkları açıklamalar gerekçesiyle “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan dörder yıl sekizer aya kadar yargılanıyor.

Sosyal medyadan birçok kişinin “utanç tablosu” olarak yorumlandığı olayla ilgili Gezen, “Utanması gerekenler utansın ama utanacaklarını sanmıyorum” yorumunda bulunuyor. Her şeye rağmen umudunu koruduğunu belirten oyuncu ile karantina günlerini ve yeni yıla dair umutlarını konuştuk.

Nasılsınız? Koronavirüsle mücadelede günleriniz nasıl geçiyor?
Ben koronanın yaz bölümünde resim yaptım. Yazlıktan kışlık evime Fenerbahçe’ye geçince de bir oyun yazdım. Ayrıca Kırmızı Kedi Yayınevi’ne bir kitap teslim ettim. Şimdi o kitabın devamını da yazıyorum. Bir şeyler yapıp vaktimi yararlı geçirmeye çalışıyorum. Okul, tiyatro kapalı o nedenle günlerim böyle geçiyor.

Oldukça üretken birisiniz. Bitmek bilmeyen bir enerjiniz var. Neye borçlusunuz?
Durursak düşeriz. Bu felsefeye borçluyum.

18-yillik-sistemin-bedelini-oduyoruz-823629-1.


TİYATROLAR İÇİN EL BİRLİĞİ GEREKECEK

Sanatçılar için de çok zor bir süreç bu. Bu seneye dönüp baktığınızda ne görüyorsunuz? Tiyatrolar sağ çıkabilecek mi bu koşullarda?
El birliği ile bir şeyler yapmamız gerekecek. Oyun mevsimi açılıp korona kalkmışsa eğer ben kızımla birlikte Baba Kız diye yazdığımız bir oyunu oynayacağım. Telefonla Hollanda’dan görüntülü prova yapıyoruz. Umuyorum önümüzdeki tiyatro sezonu açılır her şey.

Sanatçılar bu süreçte devletten destek göremediği için yalnız bırakıldığını düşünüyor.
Devletin destek vermediği sadece sanatçılar değil. İşçi kesimi, dar gelirliler… Baksanıza patron işten atıyor. Gerekçesi ise ahlaksızlık yaptı diye! Evli barklı çoluk çocuk sahibi adamlar bunu nasıl taşıyacaklar? Çocukları ona “Baba neden işten ayrıldın?” dediğinde “Ahlaksızlıktan dolayı” mı diyecekler? Yalnız o gerekçeyle işten kovabiliyorlar. Patronların bir bölümü de bunu kullanıyor. İnanılır gibi değil. Kasımpaşa semtinde yaşayan müzisyen tanıdıklarım var. Hepsi felaket zor durumdalar. Tiyatroda çalışan teknik elemanı, ışıkçısı oyuncusuna gelene kadar garsonlar aşçılar her yer felç olmuş durumda ve devletin küçücük bir katkısı yok.

BIRAKTIĞIMIZ YERDEN DEVAM EDECEĞİZ


Yeni normalin sanata yansımaları nasıl olacak sizce?
Biz bu durumu ilk defa yaşıyoruz. Nasıl olacağı konusunda fikir beyan etmem doğru olmaz ama ilk aklıma gelen aynen eskisi gibi olacağı. Bıraktığımız yerden devam edeceğiz. İki kişilik oyunlar olsun. Bir koltuk boşluklu olsun… Tiyatro böyle olmaz tiyatro başka bir şey çünkü. O nedenle her şeyin normale dönmesi için her şeyin normal seyrediyor olması gerekiyor. Bu hastalık tüm dünyada bunu yaptı. Yalnız bize özgü bir şey değil. Ben o yüzden dünyadan ve ülkemden bu belanın gitmesini ve en az zararla kurtulmayı ümit ediyorum.

18-yillik-sistemin-bedelini-oduyoruz-823628-1.


Okullarda çevrimiçi eğitime geçildi. Oyunculuk interaktif bir alan. Bu anlamda nasıl bir yol izliyorsunuz?
Bizim öğrencilerimiz şu anda birebir öğretmenlerle görüntülü olarak oynuyorlar. Hocalarının düzeltmeleriyle ilerliyorlar. Tabii ki bire bir, canlıda olduğu gibi olmuyor. Sanki televizyon çekimiymiş gibi oluyor. Ama gene de hiçbir şey yapmamaktan iyi. Kültür hocaları da öğrencilere güveniyor. Nasıl olsa kopya çekmez. Çünkü kopya çekmek öğrencinin kendi aleyhine. Onlar da anlatabildikleri kadar anlatıyorlar. Böyle devam ediyoruz.

Öğrencileriniz şu yaşananlardan sonra geleceğiyle ilgili endişeli olmalı…
Onu öğrencilere sormak lazım… Ama biz elden geleni yapacağız. Bu zarar gördükleri dönemi en az zararla nasıl kapatabileceğimize bakacağız. Okullar açıldığında hızlandırılmış şekilde devam edeceğiz.

18-yillik-sistemin-bedelini-oduyoruz-823630-1.

DEMEK Kİ İYİ EĞİTİM VERMİŞİZ

Şevket Çoruh, Ahu Türkpençe, Ezgi Mola, Şebnem Bozoklu ve daha birçok başarılı ismi siz yetiştirdiniz yetiştirdiniz. Hem onlar açısından hem sizin açınızdan gurur verici olmalı. Onları izlerken ne hissediyorsunuz?

Sabah bir belgesel izliyorum. Erkan Can’ın olduğu bir belgesel. İz Tv’de. Belgeselleri çok seviyorum ben. Demet Akbağ’ın evine gittiler. O da öğrencimdi. Ezgi Mola Çeşme’de bir yer açmış. Onun mekânınına gittiler. Bir baktım dört kişinin bulunduğu programda üçü benim öğrencim. Çok mutluluk duydum. Hem İstanbul Üniversitesi Belediye Konservatuvarı’ndan hem MSM’den öğrencilerim vardı. Tabii ödül alıyorlar. Mutlu ediyorlar bizi. Demek ki onlara sağlam eğitim vermişiz diye düşünüyorum.

Şevket Çoruh demişken… Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun simgesi olan kavuk artık onun. Nasıl karşıladınız bu gelişmeyi?
Çok çok hoşuma gitti. Açık Hava’ya gittim. O törende bulunmak istiyordum çünkü. Şevket her şeyini ortaya koyup o tiyatroyu açtı. Tiyatrodan içeri girdiğinizde Paris’te bir küçük tiyatroda zannediyorsunuz kendinizi o kadar güzel.

18-yillik-sistemin-bedelini-oduyoruz-823631-1.


O KADAR YARGILANIYORUM Kİ ARTIK YARGILAMIYORUM

Kavuk meselesi genelde tartışmalara neden oluyor.
Tartışılacak bir şey yok ki bunda. Kavuğu Rasim almış istediğine verir. Ben o kadar çok yargılanıyorum ki artık kimseyi yargılamıyorum.
Sahnelerde geçen bir yaşam. Dile kolay 60 yılı geride bıraktınız… Geriye dönüp baktığınızda ne görüyorsunuz?
Bu 60 yıl boşa geçmemiş, mutluyum ben. Ben genellikle mutlu biriyim zaten. İnsan biriktirmişiz, seyircimizi biriktirmişiz. Genç çocuklar yetiştirmişiz. Bunların hepsini bakınca insan mutlu oluyor.

ARTIK DAHA GÜZEL FİLMLER YAPILIYOR

Sinemada en dikkat çeken eserlerinizden biri “Gırgıriye” film serisi oldu. O zamanki nüfusu 45 milyon olan Türkiye’de 18 milyon kişi izledi. O günleri nasıl anımsıyorsunuz? Özlüyor musunuz?
Ben geriye döndüğüm zaman çocukluğumu özlerim. Tabii ki gençlik yıllarımı da özlerim ama özlemenin hiçbir faydası yoktur çünkü artık geri gelmeyecektir. O filmler o zamanın komedi filmleriydi. Artık daha güzel filmler yapılıyor. Geçenlerde Mahsun Kırmızıgül’ün Mucize ve Mucize 2 filmlerini izledim. Dünya çapında yapılmış yapımlar olarak gördüm iki filmi de. Görmeyenlere de tavsiye ederim muhakkak görsünler. Çünkü çok güzel.

18-yillik-sistemin-bedelini-oduyoruz-823633-1.



Metin Akpınar ile birlikte “Cumhurbaşkanına hakaret» suçundan hapis cezası istemiyle yargılanıyorsunuz. Bu ülkede yaşayan bir sanatçı olmanın bedeli mi bunlar?
Yoo… 18 yıldır içinden geçmekte olduğumuz sistemin bir bedeli bu. Biz bu ülkede tabii ki çok sıkıntılar çektik. Cezaevlerinde yattık ama demokrasinin bu kadar çiğnendiği bir dönem olmadı hiç. Askeri darbeler dâhil olmak üzere. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin dinlenmemesi, Anayasa Mahkemesi’nin umursanmaması. Kendi koydukları kanunları dinlememeleri falan. Bu eni konu üzerinde durulması gereken bir şeydir.

Sosyal medyada birçok kişi yaşananları utanç tablosu olarak paylaşıp size destek verdi.
Utanması gerekenler utansın ama utanacaklarını sanmıyorum.

18-yillik-sistemin-bedelini-oduyoruz-823632-1.

GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER!

Ülkenin geleceğine dair umut var mı tüm bu yaşananlara rağmen?

Tabii. Olmaz olur mu? Çünkü bu tip sistemler uzun yaşamaz. Dünyadaki tarihsel görünümüne bakarsanız fazla yaşamamışlardır. Gün gelir geldikleri gibi giderler!

Yeni yıla dair umutlarınız neler?
Bu, 2020 gibi olmasın da ne olursa olsun…

Kaynak: https://www.birgun.net/haber/18-yillik-sistemin-bedelini-oduyoruz-328743

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku