“Kendine Ait Odan” Kutlu Olsun Nora!

Bahar Çuhadar
2110 Görüntülenme

Nora, kocası ve üç çocuğuyla geride bıraktığı evine 15 sene sonra bambaşka bir kadın olarak dönüyor… ‘Nora 2’, Ibsen’in 1879’da yazdığı kült eserin devamı niteliğinde ama yepyeni, feminist bir oyun. Üstelik sahnede özlediğimiz Tülin Özen, Tansu Biçer ve Nihal G. Koldaş var!

Bahar Çuhadar’ın Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz:

Nora Helmer, Torvald Helmer’ın karısı ve üç çocuğunun annesi. 1800’lerde Norveç’te bir kasabada yaşadı. Önce babasının tatlı kızı oldu. Sonra kocasının ‘kırılgan tarlakuşu, sincabı’… Kocasının ‘öğrettikleriyle’ yaşayıp gidiyordu. Kocasının verdiği parayla aldığı kıyafetleri, kocasından öğrendiği, benimsediği fikirleri vardı. Bir gece evden çıktı gitti. Anahtarları bıraktı. Kocasını ve çocukları da…

Henrik Ibsen ‘Bir Bebek Evi/Nora’yı yazdığında feminist hareketin ilk dalgası yeni kabarıyordu. Kocasının izni olmadan yapabileceği yasal işlemlerin sayısı bile yok denecek kadar az olan kadınlardan biriydi Nora… Gerçekte kim olduğunu bulmak üzere kapıdan çıktığı andaysa tiyatro tarihinin en meşhur kadınlarından biri haline gelmişti… Eyleme geçen kadındı artık; Medea gibi, Antigone gibi…

15 yıl sonra Nora terk ettiği evin kapısını çalıyor. ‘Nora 2’, Ibsen’in feminist bakışlı eserinin Lucas Hnath tarafından yazılmış ‘devam oyunu’. Saim Güveloğlu’nun yönettiği ‘Nora 2’de Tülin Özen, Tansu Biçer, Nihal G. Koldaş ve Zeynep Çötelioğlu sahnede. Özen’in sırtladığı Nora, kendine güveni tam bir kadın olarak giriyor kapıdan…

SEYİRCİYLE DE TARTIŞIYOR

Karakterlerin 15 sene sonraki hesaplaşma anları, Bahçe Galata’nın elverdiği geniş açıların içine, ‘tartışma alanı’ duygusuyla yerleştirilmiş. Karakterler fikirlerini ara ara seyirciyle göz teması kurarak da tartışıyor. Nora’nın hiç temas kurmadığı çocuklarına dair hislerini, elbette Torvald’a dair hislerini de, dadı Anne-Marie’nin, Torvald’ın ve kızının Nora hakkındaki duygularını, Nora’nın neden döndüğünü… Hepsini öğreneceğiz.

Ibsen’in ‘Nora’sında; evi terk etme kararının karşısına ‘kocasına ve çocuklarına karşı kutsal görevlerini, dini ve toplumu’ koyan Torvald’a “Daha kutsal bir görevim var: Kendime karşı bir görevim” der Nora. Kimin haklı olduğunu keşfetmesi gerektiğini de ekler… ‘Yeni Nora’ kimin haklı olduğunu keşfetmiş, keşfini başka kadınlara da ulaştırarak yeni bir ‘kutsal görev’ edinmiş. Babasının, kocasının, annelik ve evlilik kurumlarının, dinin, toplumun seslerinden arınıp kendi sesini duyması hiç kolay olmamış. (Hangimiz için kolay ki!) Ama şimdi aşkın özgürlük, evliliğinse bir bağlılık sözleşmesi olduğunu, evliliğin kimliğini yuttuğunu yüksek sesle söyleyebilecek özgüvende. ‘Nora 2’nin evliliğe ve kadın özgürlüğüne dair söylemi yeni değil. Yer yer ‘geveze’ bir oyun olduğunu düşündüğümü, ilk sahnede Nora’nın tavrını biraz ‘öğretmen edasında’ bulduğumu söylemeliyim. Ama hikâye açıldıkça, Torvald ile o gecikmiş konuşmalarına başladıklarında, oyunun polisiye bulmaca kıvamındaki katmanı da yerleştikçe taşlar yerine oturdu. Ekibin yorumu tarafsız bakmaktan yana. Ama Nora’nın varoluş mücadelesinin benzerlerine sürekli tanık olan, evliliğe dair fikirlerine kalpten katılan bir kadın olarak, tarafsız bir izleyici olamadım.

Foto: Gizem Kozanoğlu

Torvald’lar Nora’lara yüzyıllardır ‘kadın olmayı, eş olmayı, anne olmayı, düşünmeyi’ öğretmeyi kendine vazife biliyor. Bu değişmedi, sadece artık bir adı var: ‘Mansplaining’ (İngilizce ‘erkek’ ve ‘izah etme’ sözcükleriyle oluşturulan kavram). Ne yazık ki Nora olmak hâlâ haber değeri taşıyor. ‘Nora 2’yi öfkelenmek pahasına izleyin… Öfke iyidir, eyleme geçirir.

BAHAR ÇUHADAR

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/bahar-cuhadar/kendine-ait-odan-kutlu-olsun-nora-41933088

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku