Bu sene ilk kez Kültür Bakanlığı Özel Tiyatrolara Destek Fonu’ndan, başvurmamıza rağmen destek alamıyoruz. Değerlendirmeleri gereği Tiyatro Keyfi’nin başvurusu, yönetmeliğin 8. Maddesine uymuyormuş.
8. Maddeye bir bakalım, Değerlendirme Komisyonu’nu değerlendirmem ise son paragraflara kalsın:
MADDE 8 – (1) Değerlendirme Komisyonu, özel tiyatroların projelerini aşağıdaki ölçütleri birlikte göz önünde bulundurarak değerlendirir:
a) Başvuru sahibi özel tiyatronun varsa daha önce aldığı yardımları Yönetmelik ve Bakanlık ile yaptığı protokole uygun kullanıp kullanmadığı ve yardım aldığı projeleri gerçekleştirip gerçekleştirmediği.
b) Başvurulan projenin tiyatro sanatına sağlayacağı katkı.
c) Başvuru sahibi özel tiyatro tarafından gerçekleştirilen oyunların sanat seviyesi ve sahnelenmesindeki başarı düzeyi.
ç) Projenin Türk oyun yazarlarına ait bir eser olması.
d) Tiyatro edebiyatına yeni oyunlar kazandırılması amacıyla başvurulan projenin yeni bir proje olması, daha önce başvuru sahibi veya diğer özel tiyatrolar tarafından sahnelenip sahnelenmediği.
e) Başvuru sahibi özel tiyatronun bir önceki sanat sezonunda sahnelediği oyunlar ile özellikle birinci derecede kalkınmada öncelikli yörelerde gerçekleştirdiği etkinliklere ilişkin performansı.
****
Şimdi söyle söyleyeyim, sadece geçen sezon 6 eserle İstanbul’daki sergilemelerin yanı sıra, Anadolu’nun en ucuna kadar gittik, Trakya’yı dolaştık, eserlerimiz Avrupa (Romanya) ve Asya’da (Kore) sahne aldı. 2 ülkeye dâveti, vize almada Türk vatandaşlarının çektiği güçlükler nedeniyle geri çevirmek zorunda kaldık. Tiyatro Keyfi’nin sanat yönetmeni olarak bendeniz 2 ayrı ülkede eserler yönettim. Tiyatro Keyfi 9 ülke tiyatrosuyla işbirliği anlaşmaları imzaladı. Sâdece geçtiğimiz sezon 1 yılın en iyi yapımı, 3 yılın en iyi yönetmeni, 1 yılın en iyi kostüm tasarımı ödülü aldık. Bendeniz de 1 adet yaşam boyu meslek onur ödülü aldım. Maddenin tüm bendlerinin cevâbı bu.
Başvurduğumuz eser, Haldun Taner’in “Vatan Kurtaran Şaban”ı… Bir Türk klâsiği… Hâlen Devlet Tiyatrosu kadrosundaki tanınmış yönetmen Murat Karasu rejisini yapacaktı, ülkenin en iyi tasarımcıları, kompozitörü, en kaliteli oyuncular… Problem ne?
Eserlerimizin afişlerinde “Kültür Bakanlığı katkısıyla” yazması bize gurur veriyor. Türklüğümüzle gurur duyuyoruz; özellikle yurtdışında, bu ibâreyle afişi olan bir oyunla sahne alıyorsak, devletin desteği her zaman gerekenden çok daha az olmasına rağmen gururla herkese gösteriyoruz; çünkü uluslararası arenada her ülke tiyatrosunu ve tiyatrocusunu, kendi devleti sonuna dek destekliyor.
Biz dünyâyla yarışmak istiyoruz. Yapacağımız prodüksiyon üç kuruşa çıkamaz. Dolayısıyla tamamını alamayacağımızı da bilerek, gerçek bütçeyi sunuyoruz. Şişirmiyoruz, küçültmüyoruz. Ne istediysek çeyreği veriliyor dilenciymişiz gibi, biz yine de takdir edilen neyse alıyoruz, demek durumları yok diyoruz, teşekkür ediyoruz; çünkü dediğim gibi biz yalanın, dolanın karşısında, devletimizin ise himâyesinde ve yanında olmak istiyoruz.
Ama mâdem devletimin komisyonu bu eseri yapmana gerek yok diyor, ben de yapmıyorum. Üst düzey işleri çıkarmak için yaptığımız fedâkârlığın herkesçe hak edilmesi gerekiyor. Komisyon üyelerince de. Biz fedâkârlığı çoktan bıraktık. Kaybettiğimiz bir şey yok, elimizde pek çok nitelikli oyun var, üstüne bu eser için yaklaşık 1,5 – 2 milyon daha harcamaktan kurtulmuş oluyoruz. Bu ödül için teşekkür ediyoruz.
Gelelim değerlendirme komisyonunu değerlendirmeme:
Tek cümle ile, Değerlendirme Komisyonu, Tamer Karadağlı’nın varlığıyla seviye ve vites düşürmüş, üzüldüm.
Böyleyse eğer ki tecrübelerime göre böyle görünüyor, bunu kişisel düşmanlıkla görevi kötüye kullanma, düşüklük ve bayağılık olarak görüyorum. Ben o seviyede değilim. Kendi hâline bırakıyorum. Zâten böyle böyle, kendini imhâ edecek.
Devam!
KEMÂL BAŞAR
Tiyatro Keyfi
Sanat Yönetmeni
