İsmail Yavuztekin yazdı: Tiyatro Terminal’in Yeni Oyunu “Hiçbiri Bugün Yaşanmadı”

Genç Eleştirmenler
6,2K Okunma

Tiyatro Terminal’in yeni oyunu Hiçbiri Bugün Yaşanmadı, ikinci temsiliyle Kemeraltı Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeydi. Oyun, bilinmeyen bir zamanda, bilinmeyen bir yerde, bilinmeyen sebeplerle bir otelde rastlaşan beş kişinin, düştükleri dipsiz kuyudan çıkma uğraşlarının hikâyesini konu edinmiş. Kendi zihin labirentlerinde dolanıp duran, kimi zaman senkronize kimi zaman dağınık ve savruk devinen beş beden ısrarla ve kararlılıkla kırıp döküyor bildik hikâye anlatma biçimlerini.

“Umuda Beş Boş Bilet”

Hiçbir istasyonda durmayan, belki de hiçbir yere varmayan trenler için alınan beş bilet. Biletler iskambil kağıdından. Beş umutlu el biletleri sallıyor trene doğru. Yaklaşan, çoğalan, patlayan, uzaklaşan ve azalan tren sesiyle uyumlu; sevinç, umut, heyecan, endişe ve boşluk içinde devinen beş insan bedeni. Geride kalan sessizliğin derin boşluğuna bakakalan sarsılmış beş ruh. Üçüncü tren sesi, umut getirmiyor beş ruhtan ikisine; bu iki beden atıveriyor kendini rayların üzerine, “ya dur ya vur; ya ondur ya öldür” dercesine. Umudu ve vicdanı henüz tükenmemiş olan üç beden, tutup çekiyor içi boşalmış iki fedai bedeni, rayların üzerinden hayata doğru. Avuçlarının içinde, sıkılarak boğulmuş, amortisi bile olmayan iskambil kâğıdı biletler. Beş boş bilet, beş karanlık kuyunun dibine doğru salınıp duruyor oyun boyunca.

Hareket Tiyatrosu ve Clown Disiplini

Hareket tiyatrosu türündeki oyun, clown disiplini üstüne kurulmuş. Clown, tarih boyunca birçok farklı kültür ve dönemde görülen bir oyunculuk disiplinidir.  Clown oyunculuğu, içinde komedi unsurları barındıran, fiziksel tiyatro, müzik, akrobasi ve jonglörlük gibi performans disiplinlerini kapsar.

Hiçbiri Bugün Yaşanmadı oyununda “clown”un güldürmekten çok trajik, eleştirel ve politik anlamlar üretmeye yönelik kullanıldığı gözlemleniyor. Oyuncunun, bedeniyle düşünüp söylediği, sözün çok az kullanıldığı, insanın gülünç ama acıtan zaaflarının açığa çıkarıldığı bir sahne dili oluşturuluyor. Clown karakterinin “bilmez”, “uyum sağlayamaz”, “başaramaz” yanları hareketle iç içe geçmiş bir sahne estetiği içinde vurgulanıyor. Oyun kişileri, Charlie Chaplin’i anıştıran beden hareketleriyle bir yandan gülümsetirken diğer yandan tekrar eden hareket, jest ve mimiklerle zamanı durdurarak sanki “Godot”yu bekliyorlar.

Ön oyun salonun dışında başlıyor. Oyuncular kafeteryada ve salonda seyircilerin arasında clown maskeleriyle dolaşarak sözsüz iletişim kuruyorlar. Sahneye çıktıklarında tren seferlerini gösteren ışıklı tabelalardan oyun mekânının tren istasyonu olduğu anlaşılıyor. Keskin bir tren düdüğüyle de sahnedeki aksiyon başlıyor.  Oldukça yüksek tempolu ve oyuncuların yoğun efor sarf ettiği oyun, seyir zevkini de yükseltiyor. Müzik ve efektler, oyunun türüne ve yaratılan evrene uygun seçilmiş. Oyun sonunda beş karakter, hiçbiri bugün yaşanmamış hikayelerini binemedikleri trenlerin düdük seslerine yükleyip başka diyarlara yolluyorlar. Son düdüğün bitişe mi yoksa yeni bir başlangıca mı işaret ettiği sorusu askıda bırakılıyor.

Her Oyun Herkes İçin Uygun Olmayabilir

Tiyatro Terminal, bu yapımla izleyiciye konforlu bir seyir yerine, onu zamanın, belleğin ve tanıklığın askıya alındığı bir boşlukta tutmayı tercih ediyor. Bu tercih cesur olduğu kadar da riskli. Çünkü oyun, seyircinin sabrını olduğu kadar tiyatro algısını da sınayan bir biçim sunuyor. Bu nedenle olsa gerek, bir kısım seyirci oyun esnasında “ne oluyor?” sonrasında da “ne oldu?” sorusunu işitilecek bir tonda dillendiriyordu. Bu durum, hareket tiyatrosunun yeterince tanınmaması ve yaygınlaşmamasına bağlanabilir.

Beş kişinin hikayesi belirli bir sıralama gözetilmeden ayrı kesitler halinde anlatılıyor. Daha önce yaşanmış ya da ne sebeple olursa olsun yaşanamamış olanın izlerini taşıyan hikayeler belirgin bir zamana da bağlı değil.  Tabelalarda tren saatleri belirtilmiyor. Beklenen istasyonun adresi de belli değil. Sadece güçlü bir gitme arzusu ve umutlu bir bekleyiş görülüyor. Döngüsel hareketlerle devinilerek süren bekleyiş, günümüzde birçok insanının yaşadığı “gitsem gidemem, kalsam kalamam” ruh halini betimliyor. Durmayacak treni beklerken bedenlerle anlatılan hikayeler ise geçmişle şimdinin bağını kuruyor.

Önlerinden çığlık çığlığa geçen her trene sallanan iskambil kâğıdı biletleri birer birer tutuluyor kibrit alevine. Sonrası umutsuzluk, sonrası gidememenin dumanlı hüznü. Umutlarını aynı vagonlara bağlayan insanların ayrı ayrı aradığı kurtuluşun mümkün olup olamayacağını sorgulatıyor oyun. Açık bir cevap, bir öneri ya da yönlendirme yok oyunda. Açık olan, tek yöne, beş boş biletin beş kibrit aleviyle tutuşması.

Tiyatro Terminal

Oyunun yönetmeni ve Tiyatro Terminal’in kurucularından olan İbrahim Güngör, Yenigün gazetesinden Nurcan Etik’e verdiği röportajda: “Özellikle 2020 sonrası, yazılmış bir metni almak yerine bir temadan, bir fikirden, bazen bir dekor fikrinden yola çıkıp, ekiple beraber süreç içerisinde, birlikte, devinimle bir hikâye kurmaya çalışıyoruz. Bazen aylar sürüyor, bazı provalarda hiçbir şey çıkmıyor, bazıları ise çok verimli geçiyor” diyor. Anlaşılan, bu oyunun provaları oldukça verimli geçmiş.

İzmir’in öncü özel tiyatrolarından olan Tiyatro Terminal, kurulduğu 2012 yılından beri çoksesli bir yapılanma içinde, ortak aklın yaratımını önemseyen, emek paylaşımı ve birliktelik duygusuyla üretim yapan bir çizgide ilerliyor. Performatif arayışları öncelik olarak belirlerken deneyselliği sürekli kendini yenileyebilme ve uyanık kalabilme çabası olarak görüyor. Repertuvarında özgün ve yeni yapıtların yanı sıra uyarlamalara da yer veren Tiyatro Terminal, günümüz seyircisinin dikkatini yeniden tiyatroya yöneltebilecek yeni dillerin bulunması gerektiği inancıyla çalışmalarını sürdürüyor. 2023 sonrasında Sözsüz Hareket Tiyatrosu ve Birlikte Yaratım Tiyatrosu (Devised Theatre) unsurlarını daha belirgin biçimde kullandığı görülüyor. 2012’den bu yana 16 ana kadro, 9 öğrenci oyunu sahnelemiş olan tiyatro, 17. Ana kadro oyunu olan Hiçbiri Bugün Yaşanmadı ile yoluna devam ediyor.

Oyunun bir yazarı yok. Oyun metni, kostüm ve dekor kolektif bir çalışmayla üretilmiş. Oyunun dramaturgisini Selda Uzunkaya, koreografisini Jülide Derya, grafik tasarımını Batuhan Köksal yapmış. Oyuncular: Hilal Yıldız Uygun, Kemal Sülo, Orkun Kocabıyıkoğlu, Pelin Serdar, Sercan Dede.

Emeği geçenlere alkış ve teşekkürle…

İSMAİL YAVUZTEKİN

Dokuz Eylül Üniversitesi GSF Sahne Sanatları, Drama Yazarlığı ve Dramaturji Bölümü öğrencisi

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku