Hayali Mehmet Akgüngör’ün Hayat Hikâyesi

Uğur Ozan Özen
6,1K Okunma

Size çok az kişinin bildiği bir Hayali’den bahsetmek istiyorum. Hakkındaki bilgiler, oğlu Orhan Akgüngör’ün anlattıkları (d. 1950, İstanbul), Rotunda dergisindeki yazı ve Cumhuriyet gazetesinde yapılan söyleşiden ibarettir.    

Solda Mehmet Akgüngör.

Hayali Mehmet Akgüngör, 1908’de Filibe (Bulgaristan) doğmuş. Sonrasında ailesiyle önce Edirne’ye, ardından Bursa’ya gelmiş, aile Tahtakale / Fışkırık Caddesine yerleşmiştir. Eğitim hayatıyla ilgili elde bilgi mevcut değildir, maalesef. 20’li yaşlarında, Urgancıoğulları’nın Mudanya’daki zeytinyağı fabrikasına muhasebeci olarak işe başlamış. Firma, İstanbul’da Eminönü / Zindan Han’da, ip, halat, dükkânı açmaya karar verince, muhtemelen 1938’den sonra, işyerinde tezgâhtar olarak çalışmaya başlamıştır.

Cumhuriyet, 26 Temmuz 1979

Akgüngör ailesi, İstanbul’da Urgancıoğulları’na ait evde yaşar (Çarşamba Caddesi, No 50 / 1, Fatih, İsmail Ağa Camii’nin yanında). Urgancıoğulları ailesinin boğazdaki yalısına gemi çarpınca eşyalarını buradaki eve getirirler. Gel zaman git zaman, Mehmet Akgüngör’ün Karagöz perdesi, eşyaları kaybolur.

Urgancıoğlu ailesi dükkânı devretmeye karar verir. Mehmet Akgüngör, Bursa’ya dönmek yerine, aynı yerin köşesinde manav tezgâhı açarak hayatına devam eder. Kardeşi Hamdi Akgüngör (Ulu Camii’nin yakınında, Altan Oteli’nin altında ipekli kumaş ve havlucu dükkânı, ipekli kumaş atölyesi vardır.) Ramazan bayramında İstanbul’a gelir, o da kurban bayramlarında Bursa’ya giderek kardeşini ziyaret eder. Bursa’yı çok sevdiği için Uludağ gazozunu satmaya karar verir. Bursa’dan kasa kasa gazoz taşıyarak tezgâhına koyar. Ardından Mustafakemalpaşa tatlısını satmaya başlar.

Dergideki fotoğrafın açıklaması

Bütün bunlar olurken, İsmail Dümbüllü ile tanışır. Sünnet düğünlerine gider.  İsmail Dümbüllü orta oyunu oynarken, Tevfik İnce kukla, Mehmet Akgüngör de Karagöz gösterisi yapar. Kadıköy’deki bahçeli evlerde yapılan sünnet düğünlerine çağrılır. Oğlu Orhan Akgüngör de ona yardaklık yapar.

Hayali Küçük Ali’nin hediye ettiği tasvirler

Bir gün, İsmail Dümbüllü Bursa’ya çağrılır. İki Karagözcü ile birlikte Mehmet Akgüngör de Bursa’ya gelir. Bir başka zaman ise,  Ete Mensucat’ın sahibi Sait Ete’nin oğlu Ergun Ete’nin, Gönlüferah Otelinde yapılan sünnet düğününde Karagöz oynatır.       

70 yaşına geldiğinde hayatında önemli gelişmeler olur.

Cumhuriyet, 26 Temmuz 1979

Veronika ve Michael Gervers’in, Rotunda dergisinin (Kanada’nın Toronto Müzesi dergisi), Bahar 1978 sayısında yayımlanan, “An Ancient Trading Centre Istanbul and Its Bazaars” başlıklı yazısıyla kamuoyu onu tanır. Dergide peynir tatlısı satarken fotoğrafı yayımlanır, sonraki sayfada fotoğrafın açıklaması yazılır: “Mehmet Akgüngör, a Karagöz (Turkish shadow puppets) player from Bursa, selling biscuits called peynir tatlısı near the Mosque of Rüstem Paşa at Eminönü.”

Cumhuriyet, 26 Temmuz 1979

Bir yıl sonra, Cumhuriyet gazetesinin yazarlarından Yalçın Pekşen’in yaptığı söyleşi, gazetenin 16 Temmuz 1979 tarihli sayısında, “71 yaşındaki Karagöz ustası, hâlâ emekli maaşını bekliyor” başlığıyla yayımlanır. Orada, 40 yıldır Karagözcülük yaptığı yazılır, yani 1939’den beri. Söyleşide Karagöz ile nasıl tanıştığından, ustasından bahsetmemiştir. Benim düşüncem, Bursa’da yaşadığı yıllarda değil, İstanbul’a gittikten sonra Karagöz ile tanışmış, sanatı icra etmeye başlamıştır. Karagöz ile ilgilenmeye başladığında, Kâtip Salih, Hayalî Sefa, Hayalî Memduh, Hayalî Küçük Ali’nin olduğundan söyler. Söyleşi yapıldığında adı geçenlerin hepsi vefat etmiştir. Oğlu Orhan Akgüngör’den öğrendiğimize göre, Hayali Küçük Ali, Karagöz oynatmasını beğendiği için Karagöz ve Hacivat tasvirlerini hediye etmiştir.

Mehmet Akgüngör’ün Karagöz Tasvirleri

Cumhuriyet gazetesine iki derdini anlatır. İlki, yetkililerin ilgisizliği yüzünden Karagöz’ün ortadan kalkacağından ve Yunanlar’a kaptırılmış olduğundan bahseder. İkinci derdi ise, 1972’den beri Bağ-Kur’a prim ödediği, 71 yaşında olmasına rağmen emekli olamadığını anlatır. Söyleşide kendisini “amatör Karagözcü” olarak adlandırır. Çünkü sünnet düğünlerine çağrıldığında hemen gidermiş. Bu işten para da almaz sadece çağıran kişi taksi veya otobüs masrafını ödermiş.

Rotunda dergisi. Solda Mehmet Akgüngör

Geçim konusunda yaşadığı sıkıntıları da dile getirir. Çarşamba’daki kiralık evinin bir odasında, ayakkabı mantarı üreterek geçimini sağlamasının yanı sıra Ramazan ayında Zindan Han’da peynir tatlısı satması ise ek gelir olur. 1972’de Bağ-Kur yasası çıktığından beri her ay 780 lira primini yatırmış. 1977’de (69 yaşında) emeklilik hakkını kazanmış, iki yıldan beri ödenecek üç aydan üç aya 10.080 lirayı bekliyormuş.

Rotunda dergisinin röportajında. Solda Mehmet Akgüngör.

Söyleşinin sonunda yazdığı üç oyundan bahseder: Hayal İçinde Hayal, Karagöz Ada’da Eşekçi, Karagöz Totocu. Bu oyunlar günümüzde elde değildir. Emeklilik işlemi uzarsa, Karagöz Bağ-Kur’dan Emekli Oluyor adıyla son bir oyun yazmayı planladığını söyler. 

Orhan Akgüngör

Oğlu Orhan Akgüngör’den öğrendiğimize göre, gazete haberinden sonra emekli olabilir. Adı geçen üç oyunuyla, Milliyet gazetesinin düzenlediği Karacan Armağanına katılır. 1968 yılında yapılan yarışmada, Karagöz oyunlarının “Günümüz diline ve hayatına uygun” olması istenir. Yarışmayı Aziz Nesin, Mehmet Seyda, Erkut Babakul, Hidayet Gülen, Erol Aksoy kazanır.

Mehmet Akgüngör, 1984’te vefat etmiş, Eyüpsultan Mezarlığına toprağa verilmiştir.

UĞUR OZAN ÖZEN

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku