Bahçeşehir Üniversitesi (BAU) Konservatuar Sahne Sanatları Bölümü, idari belirsizlikler ve tartışmalı eğitim metotlarıyla gündemde. Öğrenciler ve mezunlar, üniversite yönetimini şeffaf olmamakla; geçtiğimiz yıl bölümün akademik kadrosuna dahil edilen oyuncu Meltem Cumbul’u ise sistematik psikolojik şiddet uygulamakla suçluyor.
Sahne Sanatları Bölümü öğrenci ve mezunlarının ifadelerine göre, oyuncu Meltem Cumbul 2025 yılının bahar döneminde bölümde katılım zorunluluğu olmayan bir atölye çalışması verdi. Bu olaydan birkaç ay sonra Halk TV’nin 19 Haziran 2025 tarihli Yeni Bir Sabah programında İsmail Küçükkaya, yeni eğitim-öğretim döneminde Cumbul’un Bahçeşehir Üniversitesi Sahne Sanatları Bölümü’nün başkanı olacağını duyurdu. Bölüm öğrencileri ve öğretim görevlilerinin bir kısmı, oyuncunun bölümün başına getirileceğini bu duyuruyla öğrenmiş oldu.
2 Temmuz 2025 tarihinde, BAU Konservatuar bölümünün web sitesinden alınan ekran görüntüsünde Cumbul, Sahne Sanatları bölümünün bölüm başkanı olarak yer aldı.

Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Medya İletişim Merkezi’nin (BUEK MİM) web sitesinden, X ve Instagram hesaplarından yapılan 7 Temmuz 2025 tarihli paylaşımlarda da Cumbul, BAU Konservatuar Sahne Sanatları Bölüm Başkanı olarak yer aldı. Üniversitenin resmi sitesinde yer alan güncel bölüm kadrosunda Cumbul’un herhangi bir akademik ünvanı bulunmuyor.
Sitede yer alan bilginin bir süre sonra kaldırılması ve Cumbul’un akademik kadroda farklı sıralarda yer alması, öğrenciler nezdinde “şeffaflıktan uzak ve keyfi” bir yönetim anlayışı olarak yorumlandı. Bağımsız öğrenci ve mezunlar grubu, 10 Ağustos 2025’te yayımladıkları bildiride bu durumu bir “güç zehirlenmesi” ve “kültür krizi” olarak tanımladı. Ayrıca öğrenciler ve mezunlar, geçtiğimiz yıldan bu yana bölümden ayrılan bazı hocalarının bu idari dayatmalar nedeniyle istifa ettiklerini ya da istifaya zorlandıklarını düşünüyor.
2025-2026 akademik yılının başlamasıyla birlikte, tartışmalar dersliklere ve prova sahnelerine de taşındı. BAU Konservatuar Sahne Sanatları ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencilerinin üniversite rektörlüğüne sundukları 5 Ocak 2026 tarihli dilekçedeki ifadelere göre eğitim süreci, sanatsal bir gelişimden ziyade sistematik bir baskı unsuru haline geldi.
Eric Morris Sistemi
Öğrencilerin şikayetlerinin odağında, ders ve prova süreçlerinde Meltem Cumbul tarafından yürütülen Eric Morris Sistemi ve bu metodun uygulanış biçimi yer alıyor. Öğrenciler bu tekniğin ruhsal sınırlarını gözetilmeden ve travmalarını tetikleyecek şekilde dayatıldığını öne sürüyor.
Eric Morris Sistemi, oyuncunun sahne üzerindeki blokajlarını kaldırmayı hedefleyerek, kişinin gerçek duygularını o ana taşımaya ve kişisel envanterine odaklanıyor. Ancak bireyin derin psikolojik geçmişine ve travmalarına temas ettiği için uzman gözetiminde uygulanması, eğitmenin duracağı sınırı tespit edebilmesi ve gerekirse oyuncunun psikolojik desteğe yönlendirilmesi gerekebilen bu hassas süreç, tiyatro dünyasında tartışma konusu olan metot oyunculuk yöntemlerinden biri.
Rektörlüğe sundukları dilekçede öğrenciler, Eric Morris Sistemi’ni uygulayan Meltem Cumbul tarafından sistematik psikolojik şiddete maruz kaldıklarını, panik atak gibi ağır durumlarda dahi çalışmaya devam etmeye zorlandıklarını ve aşağılayıcı bir üslup ile karşı karşıya bırakıldıklarını belirtti.
Velvele’ye konuşan ve ismini vermek istemeyen bir BAU Konservatuar Sahne Sanatları bölümü dördüncü sınıf öğrencisi, üniversite yönetiminin herhangi bir idari yaptırım uygulamadığını, şikâyet konusu olan tutumların aynı şekilde devam ettiğini ve Cumbul’un akademik takvime göre ara tatil olan bu günlerde mezuniyet oyunu için yoklamalı prova aldığını söyledi.
Rektörlük katında taleplerine karşılık bulamayan ve “denetim görevinin yerine getirilmediğini” savunan öğrenciler, Ocak 2026’da konuyu Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden devletin ilgili kademelerine taşıdı.
Öğrenciler hukuki süreç başlatmayı düşünüyor
BAU Konservatuar Sahne Sanatları Bölümü öğrenci ve mezunlarının talepleri arasında Bahçeşehir Üniversitesi Konservatuvarı bünyesinde yaşanan hak ihlalleri hakkında ivedilikle idari soruşturma başlatılması; öğrencilerin ruh sağlığını korumak adına mezuniyet projelerinin ve derslerin pedagojik yeterliliğe sahip başka öğretim elemanlarına devredilmesi; üniversite yönetiminin yaşananlara sessiz kalması ve denetim görevini ihmal etmesi nedeniyle Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından gerekli incelemelerin yapılması yer alıyor.
Öğrenciler ve mezunlar, anayasal eğitim haklarını ve psikolojik bütünlüklerini korumak adına, şimdilik soruları yanıtsız ve talepleri karşılıksız kalsa da süreci takip etmekte kararlı olduklarını vurguluyor. Üniversite yönetiminin gerekli adımları atmaması halinde öğrenciler hukuki süreç başlatmayı düşünüyor.
Haber Velvele yazı işleri tarafından hazırlandı.
