Pınar Celasin yazdı: “Tiyatronun Eleştiri Bahçesi”

editor
5,2K Okunma

Ehil bir bahçıvanın bahçesine girdim dostlar!  Bahçesinin toprağını bilen, hangi köşede hangi ağacın kök salıp yeşerebileceğini gören, usta bir bahçıvan; Doç. Dr. Tülay Yıldız Akgül.

Duvar yayınlarından çıkan ‘Tiyatronun Eleştiri Bahçesi’ isimli kitabında, ‘’Tiyatro Eleştirisi’ kavramını tamda yaşamın kalbine koyuyor. ‘’Tiyatro eleştirmeni, sahneye dışarıdan bakan tarafsız bir göz değil; izleme pratiğinin içindeki kendi konumunun farkında olan bu farkındalığı düşünceye dönüştüren kişidir. Eleştiri, izleyicinin bu yoğunlaşmış halinden süzülen, düşüncenin eyleme dönüşmeden önce aldığı en berrak biçimlerden biridir.’’ diyor. Seyirci pasif değildir her seyirci oyunu yeniden üretir, anlam sahnede değil, seyirciyle birlikte oluşur fikrini empoze ediyor. Eleştiri içinde farklı bakışların, yöntemlerin ve yorumların birlikte büyüdüğü bir alandır diyerek aslında bizlere müthiş bir çoklu bakış açısının zenginliğini vurguluyor. Bireyin kendisini, içinde yaşadığı toplumun sanatını, içinde yaşadığı dünyanın gökyüzünü nasıl mavilere boyandığını görmemizi sağlayacak görme biçimlerinin reçetesini veriyor adeta.

Tiyatro eleştirmenliğini bahçe ve bahçıvan metaforu ile açıklıyor. Bahçıvan biz olurken bahçe bizim dünyamız, bakış açımız, eleştirel boyutumuzun sorgulandığı yer oluyor. Bahçe sıradan bir bahçe değil üstelik bir botanik bahçe. Çeşitliliği, bilimsel yönü olan, farklı eleştiri yöntemlerinin bir arada olduğu, disiplinler arası yaklaşımla bilgilerin sorgulandığı (sosyoloji, psikoloji, edebiyat ve estetik) zengin bir bahçe. Bu zenginliği nasıl yakalayacaksın diye soruyor? Nerden bakıp kendi dünyanın merkezine neleri koyup yol alacaksın? diye bizi sorularla düşündürüyor.

Akademik bir kitap olmasına rağmen kitabın dilinin akıcılığı, metaforların kavramları örneklemedeki ustalığı, kendi yaşamıyla bizleri hayatına tanık etmesi kanımca kitabı olabildiğince okunası kılıyor. ‘’Tiyatro Eleştirisi’’ kavramının aslında bir yargı dağıtmak değil anlam üretmek ve çoğaltmak olduğunun özellikle altını çiziyor. Yani eleştirmen bir hakemden çok bir yorumlayıcı ve yeniden kurucu gibidir. Eleştiri sadece metni değil, sahnedeki bütün bileşenleri birlikte değerlendirmektir der bize kitap ve bize tiyatronun çok katmanlı yapısına nasıl bakmamızın yol haritasını çizer.

23. Bursa Çocuk Tiyatrosu Festivali, Nilüfer Kent Tiyatrosu, Bursa Devlet Tiyatrosu ve katıldığı festivallerdeki izlediği oyunları hem metin açısından hem oyunculuk hem de sahneleme unsurları açısından değerlendirdiği yazılarının kitabın ikinci bölümünde yer aldığını görüyoruz. Burada hem sanatçı duyarlılığı hem de akademisyen gözüyle oyunlara nasıl bir eleştirel gözle bakabileceğimizi gösteriyor aslında.

Kitapta her satırın bir derdi var:

Türkiye’deki çocuk oyunlarına bakış açısının sığlığı,

Çocuk tiyatrosu ve gençlik tiyatrosu arasındaki bıçak sırtı ayırım,

Bir kentin dönüşümünün ancak sanatla var olabileceği,

Sahneleme unsurlarının anlamdan kopması durumunda izleyendeki hayal kırıklığı,

Tiyatro festivallerinin organizasyonlarındaki program akışlarının adil olması ve değerli isimlerin bir vefa örneği olarak yer alması gerektiğinin altını çizmesi gibi başlıklar özellikle dikkatimi çeken konular oldu.

Bunun yanı sıra kitap, okuru yalnızca kendi içeriğiyle sınırlı bırakmayıp farklı okuma serüvenlerine de yönlendirmektedir. Metin boyunca yer verilen çeşitli kaynaklar ve kitap önerileri, yeni düşünce alanlarına kapı aralayarak bizlerin entelektüel ufkunu genişletiyor. Bu yönüyle de kitap, yalnızca akademik kitap olmanın ötesine geçerek, bizleri farklı metinlerle buluşturan ve sürekli öğrenme sürecini destekleyen bir rehber niteliği taşıyor kanımca. Örneğin: kitabın içerisinde yer alan Halil Cibran’ın, ‘’Ermiş’in Bahçesi’’, Voltaire’in, ‘’Candid’i’’, Spinoza’nın “Ethica”sı, Claude Monet’nin “Büyülü Bahçesi”, Behiç Ak, ‘’Ayrılık’’ Oyunu, Cevat Fehmi Başkut’un, ‘’Buzlar Çözülmeden’’ oyunu,…. ilk aklıma gelenler arasında.

Eğer siz de yaşamda kendinizi hep bir ‘’çğrenme açı’’ olarak görüyorsanız ve bu yolda içinizdeki amatör ruhu ehlileştirmek ve yeni bakış açılarıyla zenginleştirmek istiyorsanız, Doç. Dr. Tülay Yıldız Akgül’ün, ‘Tiyatronun Eleştiri Bahçesi’’ isimli bu kitabını okumanızı önemle tavsiye ediyorum. Kaleminden yaşam coşkusu akan, her şeyden önce ‘’insan olma’’ bilincini odakta tutan, insanlığa gönlüyle ve bilgisiyle katkı sunan Doç. Dr. Tülay Yıldız Akgül, emeğinize sağlık. Daha nice kalemlere ilham kaynağı olacağınıza canı gönülden inanıyorum.

PINAR CELASİN

BUÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Sahne Sanatları Yüksek Lisans Öğrencisi

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku