Kumbaracı50’nin 21-30 Mart haftası programı açıklandı. Program şöyle:
|
Oğuz Atay’ın “Korkuyu Beklerken” adlı eserindeki “Demiryolu Hikayecileri”, “Unutulan” ve “Beyaz Mantolu Adam” hikayelerini, Yiğit Sertdemir sahneye uyarladı ve yönetti. Terk edilmiş bir demiryolu istasyonunda, seyyar hikaye satıcılığı yapan üç kişinin hikayesini; geriye kalan son kişi seyirciye aktarıyor. Unutulan ve Beyaz Mantolu adam hikayeleri ise, kalan son kişinin hikayesine eşlik ediyor. Oğuz Atay’ın; edebi zekası ve ironik dili aracılığıyla okuyucusu ile kurduğu yalın ilişkiyi; sahne üzerinde koruyarak, aynı izlekle hikayeleri seyirciyle paylaşacağımız bir yolculuğa çıkıyoruz. Yazan: Oğuz Atay |
|
“Senin hatan. Uçursaydın şarkılarını. Kim dedi sana, kalbinde zapt et, diye.” İşgal altındaki İstanbul’da, bir zamanların şöhretli şairesi Şehvar Hanım’ın yalnız hayatı, bir ziyaretle değişir. Eski hizmetçisi Sabriye onu yoklamaya gelmiştir, üstelik yanında anılar, hikayeler, insanlar, şiirler, şarkılar, en çok da şarkılar vardır.” Yazan ve Yöneten: Burçak Çöllü |
|
Şair, silahşör ve aşık. Tiyatro tarihinin unutulmaz karakterlerinden Cyrano de Bergerac uzun bir aradan sonra yeniden sahnede. Cyrano de Bergerac’ın gerçekçi, bir o kadar da büyülü dünyası; Kumbaracı50 tarafından bir kabarenin danslı, müzikli dünyasında Cyrano’nun sivri diline, mizahına, ruhuna yaraşır şekilde arz-ı endam edecek. Sizi melankolinin ironi ile el ele tutuştuğu, hem hüzünlü, hem kahkahalı bir seyre davet ediyoruz. Yazan: Edmond Rostand Oynayanlar: Ayşegül Uraz, İsmail Sağır, Meriç Rakalar, Murat Kapu, Sinem Öcalır, Yiğit Sertdemir, Burçak Çöllü, Candan Seda Balaban |
|
Sıradan bir kadının aşk, dostluk ve kardeş sevgisi ile feodal ve eril bir iktidar sahibi bir kraliçenin arasında ezilen ve deliren bir kadın Elizabeth…. Kendi isyancısına aşık ve iktidarın tek sahibi olmasına rağmen kedisini ataerkil kültürün, erkek egemen sistemin istediği kadın modeline uydurmak için her türlü acıya hazır. Aşığının onu beğenmesi için türlü “güzellik” işkencelerine katlanıyor. Tiyatroya ilgisi var fakat tiyatronun kendi iktidarını tehdit ettiğini ve Shakespeare’in metinlerinde kendisini hicvedip halkı isyana teşvik ettiğini düşündüğünden tiyatroya karşı savaş açıyor. Yazan: Dario Fo Oynayanlar: Mehmet Arduç, Merve Aral, Nur Eyşan Uygun, Yasin Osman Ertürk, Taha Enes Çaydavul |
|
”Ben Yusuf Umut. Genelde böyle söyleyince hangisini kullanıyosun diye soruyolar. Ben ikisini de sevmiyom diyom. O yüzden ikisini de kullanıyom. Dedem demiş illa Yusuf koyun. Peygamber ismi, mübarek olur. Annem de Umut istemiş. İşte Yusuf Umut. Ben olmuşum.’’ Yusuf Umut, tanımlayamadığı ama vaz da geçemediği bir özgürlüğün peşinde kendi yolculuğunu anlatıyor. Acaba bu özgürlük, sınırlarından taşan Yusuf Umut’u en sonunda aradığı ortama yakınlaştırabilecek, onu çekyatların, kuralların, sınırların içinden kurtarabilecek mi? Bi de buradan soralım; Yazan: Alis Çalışkan, Hakan Emre Ünal Oynayan: Hakan Emre Ünal |
|
Gaye Boralıoğlu’nun; “Mübarek Kadınlar” ve “Hepsi Hikaye” öykü kitaplarından 4 hikayeyi İsmail Sağır oyunlaştırdı. Her gün; Sirkeci garından trene binen “Mi Hatice”nin hikayesini anlatmaya başlayan üç anlatıcı, Hatice’nin hikayesiyle iç içe geçen 3 farklı kadının daha hikayesini aktarır. Hikayelerin hepsi Menekşe istasyonunda son bulur. Yazan: Gaye Boralıoğlu |
|
Oyun, bir çağrı merkezinde geçiyor. “Hatırlatma Merkezi”nin şikâyet bölümünde, biri uzun zamandır çalışan, diğeri yeni işe başlayan iki kişinin gece vardiyası sırasında, çağrı sisteminde işler karışır. Buldukları çözümler ve cevaplar; gerilim ve mizahın iç içe geçtiği yüksek tempolu bir gece sonunda, onları çarpıcı bir gerçeğe ulaştırır. Yazan: Yiğit Sertdemir *14.sezon |
|