Bahar Çuhadar yazdı: “Yalnızlık Ömür Boyu!”

editor
Murat Gülsoy’un romanından uyarlanan ‘Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet’, yalnızlık meselesini bilimkurgu tadında anlatıyor. Sahne için zorlayıcı olabilecek bir metne yapılmış başarılı bir uyarlama, iyi işleyen bir reji ve çok başarılı oyunculuklarla…

Bahar Çuhadar’ın Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz:

Modern insan yalnızlıkla baş etmek için ne tür yollara başvurur? Sosyal medya ya da arkadaşlık uygulamaları misal, çözüm olabilir mi? İnsanın kendini gerçek manada yalnız hissetmemesi için gereken nedir? Birileriyle iletişim halinde olmak yalnızlığın boğuculuğuna çözüm müdür? Peşinde koştuğumuz mutluluğa erişmek için yalnızlık hissini de yenmemiz şart mıdır? Aslında koşulları, duygu durumu, fiziki ve zihinsel gücü ne olursa olsun, her insan özünde yalnız mıdır?

Edebiyatçı Murat Gülsoy yalnızlığı “İnsanın en temel varoluşsal meselelerinden biri” olarak tarif ediyor. Bu cümlesi, sanırım bilimkurgu tadındaki romanı ‘Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet’in temelini kuran düşünce. Romanın DasDas yapımı uyarlaması, eserin olay ve duygu akışını yaratıcı reji çözümleriyle sahneye taşımış bir oyun.

Üç kişilik yeni yaşam

Gülsoy, yalnızlık meselesini 49’undaki emekli matematik hocası Mirat üzerinden ele alıyor. Mirat iç sesleri, yalnızlığı ve bocalamaları -ve sosyal beceriksizlikleriyle- tanıdık bir karakter. Bizi bilimkurgu hattına çekense karşısına çıkan sıradışı bir fırsat: Janus adlı bir firma aracılığıyla, ölmüş insanların zihninin kendi zihnine aktarılmasına onay veriyor Mirat ve genç yaşında hayatını kaybetmiş Esra ile yaşamaya başlıyor. Zihninde elbette… İşlemden itibaren kafasının, zamanla ruhunun içinde hayat dolu Esra’yla başbaşa kalıyor… Kısa süre içinde zihnine birini daha alıyor. Ve önceki yaşamını gördüğümüz Mirat’ın, bu ‘üç kişilik’ yeni yaşamına tanık olmaya başlıyoruz…

Uyarlama, Ceren Boz ile Nagihan Gürkan’ın elinden. Romanı okumadan, özellikle de edebi tadına dair keskin bir yorum yapmak doğru değil ama oynanması karmaşık olabilecek bir konuyu, son derece anlaşılır bir dille sahne metnine dönüştürdüklerini söylemek mümkün. Ama oyun asıl cazibesini kamera/ekran kullanımıyla boy boy ahşap sandalyelerden oluşan tasarımı ve bu araçlar/tasarımla kurulan pürüzsüz akışa borçlu. Mirat’ın hem dış hem iç dünyasını, zihnine aldığı insanlar olan Esra ile Tuncay’ı, ‘dış dünyadaki’ insanlarla iletişimini kafa karıştırmadan, ritmi hep yükselten reji fikirleriyle aktarıyor oyun. Sahnede esas olarak Mirat’ı; hikâyenin tamamlayıcıları olaraksa Esra, Tuncay, Mirat’ın ablası Sema ve diğer yan kişileri izliyoruz. Yönetmen Nagihan Gürkan, Mirat rolünü teslim alan Sabahattin Yakut’u merkeze; diğer tüm erkek karakterleri (ve dış sesleri) sırtlanan Ümit Erlim ile Esra ve Sema olarak karşımıza çıkan Ceren Boz’u ise sahnenin sağına konumlandırmış. Boz ile Erlim, zihin aktarımından sonra Esra ile Tuncay karakterleri olarak Mirat’ın yanı başında yer alsalar da merkezde asıl olarak Mirat var. ‘Sessiz oyuncu’ Nihan Işık ise kamerayı asiste ederken oyunun bir parçası olarak konumlanmış.

Oyuncular tatmin edici performanslarla karşımızda. Ağırlık merkezi olarak Mirat’ta Sabahattin Yakut hayli başarılı yorumuyla, Ümit Erlim ise özellikle el kamerasına doğru yarattığı tiplemeleriyle çok akılda kalıcı ve etkileyici. İki erkek oyuncu öne çıkıyor ama Ceren Boz’un etkili bir oyunculukla yerini aldığını söylemeliyiz.

‘Yalnızlar İçin Çok Özel Bir Hizmet’ yalnızlık duygusunu, ‘zihin aktarımı’ fikriyle, çok iyi oyunculuklar ve başarılı bir rejiyle seyirciyle buluşturuyor. DasDas’ın en iyi işlerinden biri olarak karşımızda.

BAHAR ÇUHADAR

Kaynak:https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/bahar-cuhadar/yalnizlik-omur-boyu-42181082

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku