Bahar Çuhadar yazdı: “Bilin Ki Kadınlar Vardır!”

editor
2178 Görüntülenme

Bahar Çuhadar’ın Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazısını okurlarımızla paylaşıyoruz:

Kadıköy Boa Sahne’nin ‘Boa Kısalar’ serisinin ikinci paketinden çıkan ‘Yoğurt Çorbası’ ile ‘Filiz’, her biri kendi içinde ayrı ayrı yaratıcı incelikler içeren oyunlar olmuş. Ekrandan dişil bir yaratıcılık gönderiyorlar.

Kadıköy Boa Sahne, ‘pandemi sezonu’na özel hazırladığı ‘kısalar’ serisinde el arttırıyor. İki kadın yazarın kaleminden, iki kadın yönetmenin gözünden, iki kadın oyuncunun bedeninden dökülen, her biri kendi içinde ayrı ayrı yaratıcı incelikler içeren, izlerken insana iyi gelen türde oyunlar çıktı ‘Boa Kısalar 2’ No’lu paketten… ‘Yoğurt Çorbası’ ve ‘Filiz’ bugün, yarın ve pazartesi günü internetten seyirciyle buluşmaya devam edecek. Hemcinslerime kıyak geçiyormuşum gibi anlaşılması pahasına söyleyeyim; dişil bir yaratıcılık oldu ekrandan bana geçen.

Bilin ki kadınlar vardır

Boa Kısalar2 (Yoğurt Çorbası, Filiz) 22, 23, 24 Mayıs’ta www.kadikoyboasahne.com’da. Biletler 30 liradan başlıyor.

Özge Korkmaz’ın yazdığı ‘Yoğurt Çorbası’ annesiyle yaşayan, bir kuaför dükkânı çalışanı Elif’in pandemi günlerinden bir sabahı. Çok nahif, sanki sokaklarda dolaşan binlerce insandan birine dokunarak kısa bir oyun yazmış Korkmaz. Bu sayede de bir o kadar gerçek, komik ve hüzünlü. Yönetmen Burçak Çöllü, küçük bir ‘oyun’ oynamış seyircisine; Elif o sabahı, Boa Sahne’nin çeşitli alanlarında yaşarken ‘kamera arkası’ da oyuna dahil oluyor. Bu haliyle, tiyatroların hani şu adını henüz tam koyamadığı ‘ara tür’e başka türlü bir katkı sunulmuş. Kısa bir ‘sahne filmi’ çekmiş Çöllü. Hem bu sayede ekip olarak da hikâye anlatma halinin eğlencesini bizimle paylaşmışlar.

Elif rolündeki Ceren Taşçı’yı sahnede ilk görüşüm. Daha ilk dakikalardan uzun uzun izleme merakı hissettirdi; insana doygunluk hissi veren, tok bir oyunculuk. Taşçı’dan, Elif’e değen bir sürü kadını kısa kısa izlerken kendisini çoklu karakterli tek kişilik bir işte görmenin ne hoş olabileceğini düşünüyordum.

‘Filiz’ serinin şu ana dek gördüklerim arasında en iyi işi olmuş. Yazarı ve oyuncusu Zeynep Kaçar’ı izlemeyi ne kadar özlediğimi daha ilk saniyeden, ilk mimiğinden geçiriyordum içimden. ‘Filiz’ ‘yaratıcılıkta sınır tanımayan’ bir yazarın roman karakteri. Ya da değil, karakteri değil, koca 325 sayfa boyunca hepi topu üç cümle kuran bir… Bir ‘şey’ işte…

OYUNCAKLI REJİ

Etrafına yüzbinlerce harf dizilerek yaratılmış bunalımlı devrimci Yusuf’un, âşık olup evlendiği kız. “Evde koca yolu bekleyen, hüzünlü, işsiz (eczacılık mezunu oysa), çocuksuz, ağzı var dili yok bir süs bitkisi.” Çok fena tanıdık değil mi? Zeynep Kaçar oyunlarından aşina olduğum ince sarkastik diliyle kurmacaların görünmeyen, edilgen kılınan, yazılmaya değer bulunmayan kadın karakterlerine nefis bir selam çakmış. Senem Cevher’in oyuncaklı rejisi ve Kaçar’ın izlemeyi hep çok sevdiğim hafif grotesk oyunculuğuyla birleşince ortaya sözünü çok eğlenceli bir dille anlatan, akılda kalıcı bir oyun çıkmış. Bilin ki Elif’le annesi bir şekilde hayatta kalır, Filizler de vardır!

BAHAR ÇUHADAR

Kaynak: https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/bahar-cuhadar/beyoglunun-ihtisamli-tiyatrolarina-davetlisiniz-41810871

0

Benzer Yazılar

Bu web sitesi size daha iyi bir performans sunmak için cookie kullanmaktadır. kabul edin Devamını Oku