TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
Bugün 03 Eylül 2010, Cuma    
 
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
TOBAV: “Devlet Tiyatroları Özerk Bir Yapı Olarak Kurulmuştur Siyasetin ve Bakanların Müdahelesine Kapalıdır”
 
Bayram öncesi, tiyatro kamuoyunun dikkatini çeken ve endişelendiren bir durum yaşandı.

Kültür ve Turizm Bakanı, Devlet Tiyatroları’nın varoluşu ile ilgili bazı açıklamalar yaptı.

Bu açıklamalar, tiyatro alanında uzmanlığını kanıtlamış kişi ve kuruşlarda rahatsızlık yarattı.

 

Öncelikle, “Devlet Tiyatrolarına verilen devlet desteğinin kaldırılarak, Anadolu’da tiyatro yapan guruplara dağıtılması halinde daha çok seyirciye ulaşılacağı” şeklinde beyan edilen düşünce, bir düşünce beyanından çok Bakanlığın resmi görüşü imiş gibi algılandı.

Oysa bu düşüncenin Sayın Bakanın kişisel görüşü olduğu açıktı.

Ancak yine de bu görüşün bakanlığı etkileyeceği, Bakanlığın,  Sayın Bakanın düşüncelerinden etkileneceği şeklinde haklı bir endişe yaratması da normaldir.

Kaldı ki söz konusu kişisel düşünce, çalışma alanı ve uzmanlık konusu Tiyatro olan kişilerde ve sivil toplum kuruluşlarında da rahatsızlık yarattı.

 

Sayın Bakanın  bu konularda açıklama yapmadan önce, uzmanlık kuruluşları ve sivil toplum kuruluşları ile  görüş alış verişinde bulunması, konuyla ilgili etraflı bilgilenmesi gerekirdi.

Sanatta kalite ve kantite sorunun bizler ve ülkemiz açısından nasıl değerlendirildiğini, bu değerlendirme sonucunda varılacak sistem uygulamalarının neler olabileceği konusunda yaklaşık 30 yıla varan bir zaman dilimi içinde yapılmış olan çalışmalar hakkında bilgilenmesi gerekirdi.

 

TOBAV Sayın Bakana, Devlet Tiyatroları’nın bir memur kuruluşu olmadığını anlatan, kuruluş kanunu ve konuk olduğu 657 sayılı yasa ile çelişen noktaları dile getiren bir çalışma dosyası vermiş idi. Kaldı ki mensuplarının komşu haklar nedeni ile fikri haklar yasası kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olan bir kurumun “devlet memuru” veya “devlet dairesi” olarak değerlendirilmesi söz konusu bile olmamalıdır.

 

İşte bu temel ayrıntı gözden kaçırıldığında, siyaseten kültür ve turizm bakanı olanlar, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünü, Bakanlığın memurlarının çalıştığı bir devlet dairesi olarak görme eğilimine girmektedirler. Hatta bir bakan bu konuda “Parayı ben vericem, onlar özerk olacaklar öyle mi !”  Ardından  “davul benim boynumda olacak tokmak onların elinde !” diyerek  görüşünü pekiştirmiştir.

 

Devlet kavramı ve  verilen paranın kendi parası olmadığını, parayı verenin de  kendisi olmadığını düşünmemiş hatta, devleti de kendi malı zannetmeye başlamıştı o  bakan ! Sanat alanına sahipsiz bir bostana girmiş gibi, özensiz yaklaşımlarda bulunan bu bakan, çok tepki aldı ! Görevinden ayrıldı ! Bizler, Sayın Ertuğrul Günay’ın bu bakanlığa getirilmesine,  bu nedenlerle  sevinmiştik. Bu yaşadığımız özensizliklerin, hatalı yaklaşımların ve  bilgi alışverişinde bulunulmama döneminin biteceğini düşünmüştük. Pek çok olumlu gelişme de oldu. Bunları yazılı olarak da yeri geldiğinde belirttik.

 

 

                                      

                                    daha anlaşılır bir dünya için sanat

                

 

 

 

 


                           art for better understanding of the world

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     

 

Ancak, bayram öncesi Sayın Bakan’ın , Devlet Tiyatrolarının  Kürtçe oyun oynaması konusundaki  açıklamaları bizleri şaşırttı. Bu da  demokratik ülkelerde örneği görülmemiş bir açıklamaydı. Acaba, İngiltere Kültür Bakanı da bunu yapıyor mu ? Kraliyet Sanat Tiyatrosunun hangi dilde oyun oynayacağı konusunda görüşünü, bu tiyatronun yöneticilerine danışmadan, sivil toplum kuruluşları ve meslek birliklerinden görüş almadan mı yapıyor?

Afrikalı sömürgeleriyle karışımı zenginlik olarak görmesine rağmen, dil konusunda tutucu olan Fransız’lara ne demeli ? Andre Malraux ya da Jack Lang, Commedie Frances in  Arapça oyun  oynayabileceği konusunda  hiç beyanat vermiş midir acaba ? Nerede AB kriterleri?   Kültür alanında sanat alanında hiç  kriter yok  mu ? Yoksa ortada kriter filan da mı yok? Ülkesinde etnik çeşitlilik olan ülkelerin tiyatrosu  ile ilgili bir inceleme yapılmış olsaydı, bakanlık  dünya da böyle bir uygulamanın olmadığını bilirdi ! Ne geçmiş Sovyetler Birliğinde, ne Rusya Federasyonu’nda, ne İngiltere’de, ne Amerika’da, ne Fransa’da !... Örnekler çoğaltılabilir.

 

Ulusal tiyatrolar o ülkenin resmi dili ne ise o dil ile konuşurlar. Farklı diller için olanaklar yaratılacak ise bunun için yeni sistemler kurulur. Tıpkı TRT 6 in kurulması gibi. Eğer, durum belirtildiği şekilde değerlendirilecek olsaydı, TRT 6 in kurulması da gereksiz sayılmalıydı. Söz konusu yayınların TRT 1 tarafından yapılması sağlanırdı. Hatta, yayıncılığın gelişmesi açısından TRT ye verilen devlet desteği de kaldırılıp özel televizyonlara verilebilirdi. O zaman daha çok kişi TV izlerdi şeklinde genel yaklaşımlar yapılabilirdi.

 

Bizler, belirtmiş olduğumuz örnekler nedeniyle; Devlet Tiyatrolarının 60 cı yılının kutlandığı bu sanat sezonunda; bu mesleği yapanların birikimlerine, uzmanlığına ve  sanatsal özerkliklerine saygı gösterilmesinin, en az   diğer uzmanlık alanları kadar önemli olduğunu; tüm siyasilerimize  ve  kamu oyumuza  duyurmayı  çok önemli bir sorumluluk olarak değerlendiriyoruz. Tüm sanat akademilerini, meslek birliklerini, sivil toplum kuruluşlarını ve tüm tiyatroları da, gerçek bir demokrasi kültürü adına, bu sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz.

 

 

TOBAV YÖNETİM KURULU

 
Haber Giriş Tarihi: 08 Aralik 2009
Büktel, Bulunmaz’ı “Aşil Topuğum” Olarak Lanse Etti, Peki “Aşil” Kimdir?
TEB Oyun Dergisi’nin Yeni Sayısı Çıktı...
Mimleyen Nağmeler / Müzik-Pantomim performans
İBB Şehir Tiyatroları Yaz Oyunları Açıkhava Sahnesi’nde Başlıyor…
Başkent\'e Yepyeni Bir Festival Geliyor
Değişim Atölyesi Oyuncuları (10. Yıl) 2010 - 2011 Tiyatro Sezonu
Kazım, Bulunmaz’a Söyleme! O, Anlattıklarını Sahi Sanmaya Devam Etsin…
Orhan Aydın: “Umut…”
Coşkun Büktel
Bulunmaz Sayıklıyor…
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
 TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
   
    
ABONE GİRİŞ
Kullanıcı Adı :
Şifre :
 
1.Sayıyı Görmek için tıklayınız...
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ

  Mustafa Demirkanli
  Dalya Uçankuş
  Nurhan Tekerek
  Ebru Hanoğlu
  Güliz Güngör
  Mehmet Konuk
  Eser Rüzgar
  Levent Çağlayan
  Sıla İlyasoğulları
  Georges Daniel (Coşkun Tunçtan)
 
TİYATRO DERGİSİ 16 YILDIR TİYATRO SEVENLERİN SESİ
Web sitemiz Asos Hosting Sunucularinda barinmaktadir.